5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 33
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir üniteye, “Ramazan ve Oruç” konusuna başlıyoruz. Derse gelmeden önce hazırlık yapmanız için verilen bu soruları gelin birlikte inceleyelim ve cevaplayalım. Bu çalışmalar, konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olacak. Hazırsanız başlayalım!
Soru 1: Bakara suresinin 185. ayetinin anlamını Kur’an mealinden bularak defterinize yazınız. Bu ayette nelerden bahsedilmektedir? Defterinize not ediniz.
Sevgili arkadaşlar, bu ayet Ramazan ayının neden bu kadar önemli olduğunu bize anlatan çok özel bir ayettir. Gelin önce ayetin anlamına bakalım, sonra da içinde hangi önemli bilgilerin saklı olduğunu adım adım keşfedelim.
Adım 1: Ayetin Anlamı (Meali)
“O Ramazan ayı ki, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an o ayda indirilmiştir. Öyle ise sizden her kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.”
(Bakara Suresi, 185. Ayet)
Adım 2: Ayette Anlatılanlar
Peki, bu ayetten hangi önemli bilgileri öğreniyoruz?
- Kur’an’ın İndirildiği Ay: En kutsal kitabımız olan Kur’an-ı Kerim‘in Ramazan ayında indirilmeye başlandığı belirtiliyor. Bu, Ramazan’ı diğer aylardan üstün kılan en önemli özelliktir.
- Oruç Farzdır: Bu aya erişen sağlıklı her Müslüman’ın oruç tutmasının zorunlu (farz) olduğu anlatılıyor.
- Kolaylıklar: Dinimizin bir kolaylık dini olduğu vurgulanıyor. Hasta olanlar veya yolculukta bulunanlar oruçlarını daha sonra, iyileştiklerinde veya yolculukları bittiğinde tutabilirler. Buna “kaza orucu” denir.
- Amaç: Oruç tutmaktaki amacın, Allah’ın bize verdiği nimetlere şükretmek ve O’nu yüceltmek olduğu ifade ediliyor.
Soru 2: Ramazan ayını önemli kılan unsurların neler olduğunu aile büyüklerinizle konuşunuz. Edindiğiniz bilgileri defterinize not ediniz.
Eminim ailenizle bu konuda çok güzel sohbetler etmişsinizdir. Ramazan ayı, sadece oruç tuttuğumuz bir aydan çok daha fazlasıdır. Gelin bu ayı özel kılan sebepleri birlikte sıralayalım:
- Kur’an Ayı Olması: Yukarıdaki ayette de öğrendiğimiz gibi, Kur’an bu ayda indirilmiştir. Bu yüzden Ramazan’da bol bol Kur’an okunur.
- Oruç İbadeti: Bu ayda oruç tutarak sabrı, irademizi kontrol etmeyi ve aç olanların halini anlamayı öğreniriz.
- Paylaşma ve Yardımlaşma: Fitre ve zekât gibi yardımlar bu ayda yoğunlaşır. İnsanlar birbirlerine daha çok yardım eder, iftar sofralarını paylaşırlar.
- Aile ve Birlik: Aileler iftar ve sahur sofralarında bir araya gelir, bu da aralarındaki bağları güçlendirir.
- Tövbe ve Af Ayı: Ramazan, günahlarımızdan arınmak için bir fırsattır. İnsanlar daha çok dua eder ve tövbe ederler.
- Kadir Gecesi: Kur’an’da “bin aydan daha hayırlı” olduğu söylenen Kadir Gecesi bu ayın içindedir.
Soru 3: Sahur, imsak, iftar, fitre kavramlarının anlamlarını Genel Ağ, Dinî Terimler Sözlüğü vb. kaynaklardan araştırıp öğreniniz.
Ramazan ayında sıkça duyduğumuz bu güzel kavramların ne anlama geldiğini öğrenelim:
- Sahur: Oruç tutmak için gecenin sonunda, tan yeri ağarmadan (imsak vaktinden önce) yediğimiz yemeğe denir. Peygamber Efendimiz sahur yapmanın bereketli olduğunu söylemiştir.
- İmsak: Orucun başladığı, yani yeme içmenin sona erdiği ve tan yerinin ağarmaya başladığı vakittir. Bu vakitten sonra artık oruç başlamış olur.
- İftar: Güneşin batmasıyla birlikte orucumuzu açtığımız vakittir. Bütün gün süren orucun son bulduğu ve yeme içmenin tekrar serbest olduğu andır.
- Fitre (Fıtır Sadakası): Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçları dışında belirli bir miktar mala sahip olan Müslümanların, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için fakirlere vermesi gereken bir sadakadır. Bayramdan önce verilir ki, ihtiyaç sahipleri de bayram sevincine ortak olabilsin.
Soru 4: Orucun önemi ile ilgili bir hadis öğrenip defterinize yazınız.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) oruçla ilgili pek çok güzel sözü (hadisi) vardır. İşte onlardan bir tanesi:
“Kim, inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”
(Buhârî, Îmân, 28)
Bu hadis bize, orucu sadece bir açlık durumu olarak görmememiz gerektiğini, samimiyetle ve Allah rızası için tuttuğumuzda ne kadar büyük bir mükafatı olduğunu anlatıyor.
Soru 5: Teravih namazı hakkında bir araştırma yapınız.
Teravih namazı, sadece Ramazan ayına özel bir namazdır.
- Yatsı namazından sonra ve vitir namazından önce kılınır.
- Genellikle 20 rekât olarak kılınır ama 8 veya daha fazla rekât olarak kılanlar da vardır.
- Tek başına da kılınabilir ancak camide cemaatle kılınması daha yaygın ve sevaptır.
- Teravih, kelime olarak “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamına gelir. Genellikle her dört rekâtta bir kısa bir ara verilerek dinlenildiği için bu ismi almıştır.
Soru 6: Genel Ağ, ansiklopedi vb. kaynaklardan diş kirası, Hırka-i Şerif, tekne orucu ve aşure hakkında bir araştırma yapınız.
Bunlar da kültürümüzün ve dinimizin ne kadar zengin ve güzel geleneklere sahip olduğunu gösteren kavramlar. Hadi anlamlarına bakalım:
- Diş Kirası: Osmanlı döneminden kalma çok zarif bir gelenektir. Zengin kimseler, evlerine iftara davet ettikleri misafirler ayrılırken onlara hediye veya para verirlerdi. Bunun sebebi şuydu: “Siz benim davetime gelerek sevap kazanmama vesile oldunuz, dişlerinizi yordunuz. Bu da sizin dişinizin kirası olsun.” Bu, misafire verilen değeri gösteren harika bir inceliktir.
- Hırka-i Şerif: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Veysel Karani’ye hediye ettiği hırkadır. Bugün İstanbul’da, Fatih’teki Hırka-i Şerif Camii’nde korunmakta ve her Ramazan ayında ziyarete açılmaktadır.
- Tekne Orucu: Küçük çocukları oruca alıştırmak için uygulanan sevimli bir gelenektir. Çocuklar, tam gün oruç tutmakta zorlanacakları için günün sadece bir bölümünde, örneğin öğlene kadar oruç tutarlar. Buna “tekne orucu” denir. Tıpkı bir teknenin limana yanaşması gibi, orucun da yarım bırakılmasına benzetilir.
- Aşure: Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu gününe “Aşure Günü” denir. Bu günde pek çok önemli olayın yaşandığına inanılır. Bu güne özel olarak buğday, nohut, fasulye, kuru meyveler gibi en az 10-12 çeşit malzemeyle hazırlanan tatlıya aşure denir. Paylaşmanın ve bereketin sembolüdür. Komşulara, akrabalara dağıtılır.
Umarım bu açıklamalar hazırlıklarınız için faydalı olmuştur. Derste görüşmek üzere, hoşça kalın!