5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 107
Harika bir çalışma sayfası! Gelin, bu soruları birlikte adım adım, bir Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak cevaplayalım. Unutma, bu konular geçmişimizi anlamak ve geleceğimize sahip çıkmak için çok önemli.
Soru 1: UNESCO kültürel mirası koruma konusunda nasıl bir rol üstlenmiştir? Söyleyiniz.
Merhaba çocuklar! Bu soru, UNESCO adını verdiğimiz çok önemli bir kuruluşun ne iş yaptığını soruyor. Gelin metinden yola çıkarak bunu anlayalım.
“UNESCO; Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, yangında büyük hasar gören, tarihî yapı Notre Dame Katedrali’nin onarılması için destek vereceğini açıkladı…”
Bu cümleden de anlayacağımız gibi, UNESCO’nun rolü aslında bir koruyucu ve destekleyici olmaktır.
- Adım 1: Değerli Olanı Belirler. İlk olarak UNESCO, dünya çapında gezer ve “Bu yapı, bu gelenek tüm insanlık için çok değerli, onu korumalıyız.” der. Tıpkı Notre Dame Katedrali’ni “Dünya Mirası Listesi”ne alması gibi. Bu liste, dünyanın en önemli kültürel hazinelerinin bir listesidir.
- Adım 2: Koruma Altına Alır. Bir yer bu listeye girdiğinde, artık sadece o ülkenin değil, tüm dünyanın ortak malı sayılır. Bu da ona karşı daha dikkatli ve sorumlu davranılmasını sağlar.
- Adım 3: Yardım Eder. Metinde de gördüğümüz gibi, bu değerli miraslardan biri zarar gördüğünde (yangın, sel, savaş gibi) UNESCO hemen harekete geçer. Onarılması için maddi (para) ve manevi (uzman bilgisi, destek) yardımda bulunur.
Kısacası, UNESCO dünyanın kültürel hazinelerinin bekçiliğini yapar, onlara göz kulak olur ve başlarına bir şey geldiğinde yardıma koşan ilk kurumdur.
Soru 2: Kültürel ögelerin UNESCO tarafından koruma altına alınması neden önemlidir? Açıklayınız.
Peki, bir yerin UNESCO tarafından korunması neden bu kadar önemli? Şöyle düşünelim, evimizdeki çok değerli bir aile yadigârını sadece biz mi koruruz, yoksa tüm aile bireyleri mi ona göz kulak olur? Tabii ki tüm aile! İşte UNESCO’nun yaptığı da tam olarak bu.
- Adım 1: Ortak Sorumluluk Yaratır. Bir kültürel miras UNESCO listesine girdiğinde, “Bu sadece bizim değil, tüm insanlığın ortak mirasıdır” demiş oluruz. Bu sayede o mirası koruma sorumluluğunu tüm dünya ülkeleri paylaşır.
- Adım 2: Gelecek Nesillere Aktarımı Sağlar. Bu yapılar, gelenekler bizden önceki insanlardan bize kalan birer mektup gibidir. Onların nasıl yaşadığını, neye inandığını, neler başardığını anlatır. UNESCO’nun koruması, bu mektupların yıpranmadan, kaybolmadan bizden sonraki nesillere, yani sizlerin çocuklarına ve torunlarına da ulaşmasını garantiler.
- Adım 3: Farkındalık ve Saygıyı Artırır. UNESCO sayesinde o kültürel öge tüm dünyada tanınır hale gelir. İnsanlar o mirasa daha çok saygı duyar ve onu korumak için daha bilinçli davranır.
- Adım 4: Güvence Altına Alır. Ülkeler tek başlarına bu devasa yapıları veya kaybolmaya yüz tutmuş gelenekleri korumakta zorlanabilirler. UNESCO’nun maddi ve teknik desteği, bu mirasların en iyi şekilde korunması için bir güvencedir.
Yani, UNESCO koruması, kültürel miraslarımızın ömrünü uzatan, onlara hak ettiği değeri veren ve tüm dünyanın onlara sahip çıkmasını sağlayan çok önemli bir adımdır.
Soru 3: Somut ve somut olmayan kültürel ögelerin korunmasında ve yaşatılmasında bizlere düşen görev ve sorumluluklar neler olabilir? Yapabileceklerinizi ve düşüncelerinizi yazınız.
Bu soru en önemlisi! Çünkü bu mirasları korumak sadece UNESCO’nun veya devletlerin görevi değil, hepimizin görevi. Önce şu iki kavramı bir hatırlayalım:
Somut Kültürel Miras: Gözümüzle görüp elimizle dokunabildiğimiz miraslardır. Mesela Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı, Göbeklitepe gibi tarihi yapılar veya müzelerdeki eski eşyalar.
Somut Olmayan Kültürel Miras: Dokunamadığımız ama kültürümüzün bir parçası olan değerlerdir. Mesela Karagöz ve Hacivat gölge oyunu, Türk kahvesi kültürü, Nevruz Bayramı, Nasreddin Hoca fıkraları gibi gelenekler, görenekler ve hikayeler.
Peki, bizler bu mirasları korumak için neler yapabiliriz?
- Öğrenmek ve Merak Etmek: İlk görevimiz, kendi kültürümüzü ve tarihimizi öğrenmektir. Yaşadığımız şehirdeki tarihi yerleri araştırabilir, büyüklerimize eski bayramların nasıl kutlandığını sorabiliriz. Merak etmek, korumanın ilk adımıdır.
- Saygılı Olmak: Tarihi bir yeri (somut miras) gezerken duvarlara yazı yazmamalı, çöp atmamalı ve oradaki eserlere zarar vermemeliyiz. Onlar bize emanet.
- Yaşatmak ve Uygulamak: Geleneklerimizi (somut olmayan miras) yaşatmalıyız. Örneğin, bayramlarda büyüklerimizi ziyaret etmek, geleneksel yemeklerimizi öğrenip yapmak, türkülerimizi dinlemek, maniler söylemek bu mirası yaşatmaktır.
- Anlatmak ve Paylaşmak: Öğrendiklerimizi arkadaşlarımıza, ailemize anlatabiliriz. Bu, kültürel mirasımızın daha çok kişi tarafından bilinmesini ve sevilmesini sağlar.
- Destek Olmak: Müzeleri ve ören yerlerini ziyaret ederek buraların bakımına katkıda bulunabiliriz. Geleneksel el sanatları yapan ustalarımızdan alışveriş yaparak onların sanatlarını devam ettirmelerine yardımcı olabiliriz.
Unutmayın çocuklar, en büyük saraylar da en güzel gelenekler de onlara sahip çıkan insanlar olduğu sürece yaşar. Bu paha biçilmez hazinelerin gelecekteki koruyucuları sizlersiniz!