Harika bir alıştırma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 2. sınıf İngilizce öğretmenin. Gel şimdi bu diyalogları birlikte tamamlayalım ve ne anlama geldiklerini güzelce öğrenelim.
1. Soru:
Onur: Thank you.
Maria: You are …………….. .
Çözüm:
Adım 1: Hadi önce resme bakalım. Resimde iki arkadaş var, Onur ve Maria. Onur, Maria’ya “Thank you” diyor. “Thank you” ne demekti? “Teşekkür ederim” demekti, harikasın!
Adım 2: İngilizcede birisi bize teşekkür ettiğinde, ona kibarca karşılık veririz. Tıpkı Türkçede “Rica ederim” dediğimiz gibi. İngilizcede “Rica ederim” demek için “You are welcome” kalıbını kullanırız.
Adım 3: O zaman Maria’nın cümlesindeki boşluğa “welcome” kelimesi gelmeli.
Sonuç:
You are welcome.
2. Soru:
Mert: Auchh!
Stephen: I’m …………….. .
Çözüm:
Adım 1: İkinci resimde ne görüyoruz? İki çocuk var ve bir tanesi yanlışlıkla diğerinin ayağına basmış gibi duruyor. Ayağına basılan çocuk “Auchh!” diye bağırıyor, yani canı yanmış.
Adım 2: Birine yanlışlıkla zarar verdiğimizde ya da onu üzdüğümüzde ne demeliyiz? Tabii ki “Özür dilerim” demeliyiz. İngilizcede “Özür dilerim” veya “Üzgünüm” demek için “I’m sorry” ifadesini kullanırız.
Adım 3: Bu durumda Stephen, Mert’ten özür dilemeli ve boşluğa “sorry” kelimesini getirmelidir.
Sonuç:
I’m sorry.
3. Soru:
Isabelle: Close the …………….!
Ümit: Excuse me! Say that again, please.
Isabelle: Close the window!
Çözüm:
Adım 1: Bu diyalogda Isabelle, Ümit’e bir şey söylüyor ama Ümit onu duyamıyor. Nereden anladık? Çünkü Ümit, “Excuse me! Say that again, please.” diyor. Bu cümlenin anlamı “Affedersin! Lütfen tekrar söyler misin?” demektir.
Adım 2: Ümit tekrar sorduysan, Isabelle de söylediği şeyi tekrarlayacaktır. Diyaloğun son satırında Isabelle ne diyor? “Close the window!” diyor. Yani “Pencereyi kapat!” demek istiyor.
Adım 3: Demek ki Isabelle’in ilk başta söylediği cümlede de boş olan yere “window” kelimesi gelmeliymiş. Bazen cevap, sorunun içinde böyle gizli olabilir, çok dikkatli olmalıyız!
Sonuç:
Close the window!