7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 13
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün kitabımızdaki üniteye hazırlık çalışmalarını birlikte yapacağız. Bu sorular, yeni öğreneceğimiz konular hakkında düşünmemizi ve bildiklerimizi hatırlamamızı sağlayacak. Haydi başlayalım!
1. Görülemeyen varlıklar denildiğinde aklınıza neler geliyor?
Sevgili çocuklar, bu soru aslında hayal gücümüzü ve bildiklerimizi bir araya getirmemizi istiyor. Gözümüzle göremediğimiz ama var olduğuna inandığımız varlıklar neler olabilir, bir düşünelim. Aklımıza ilk gelenler genellikle şunlar olur:
- Melekler: Allah’ın nurdan yarattığı, O’nun emirlerini eksiksiz yerine getiren iyi ve güçlü varlıklar.
- Cinler: Ateşten yaratılmış, bizim gibi iradeleri olan, yani iyiyi veya kötüyü seçebilen, aralarında inananları ve inanmayanları bulunan varlıklar.
- Şeytan: Cinlerin arasında en bilineni ve insanları doğru yoldan saptırmaya, kötülüğe sürüklemeye çalışan varlık.
- Ruh: Bedenimize can veren, gözle göremediğimiz ama varlığını hissettiğimiz manevi özümüz.
Bunlar, “görülemeyen varlıklar” denince aklımıza gelebilecek bazı örnekler. Bu ünitemizde bu konuları daha detaylı öğreneceğiz.
2. Melek kelimesi size neyi çağrıştırıyor?
“Melek” kelimesini duyduğumuzda çoğumuzun aklında benzer şeyler canlanır, değil mi? Genellikle aklımıza iyilik, saflık, temizlik ve masumiyet gibi güzel kavramlar gelir. Melekler, Allah’ın mesajlarını peygamberlere ileten elçiler olarak da bilinir. Bu yüzden habercilik ve yardım etme gibi düşünceleri de çağrıştırır. Bazen çizgi filmlerde veya resimlerde kanatlı, nurlar içinde tasvir edilirler. Kısacası melek kelimesi, bizde genellikle olumlu, güzel ve koruyucu duygular uyandırır.
3. Sizce dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bu çok önemli bir soru. Dünya hayatı ile ahiret hayatı arasındaki ilişkiyi bir tarlaya benzetebiliriz. Eskiler ne güzel demişler: “Dünya, ahiretin tarlasıdır.”
Peki bu ne demek? Şöyle düşünelim:
- Adım 1: Bir çiftçi tarlasına ne ekerse, hasat zamanı geldiğinde onu biçer. Buğday ekerse buğday, mısır ekerse mısır toplar. Tarlasına iyi bakarsa, bol ürün alır. Bakmazsa, hiçbir şey alamaz.
- Adım 2: İşte dünya hayatı da bizim tarlamız gibidir. Bu dünyada yaptığımız her iyi davranış (iyilik, yardımseverlik, ibadet) tarlamıza ektiğimiz güzel tohumlardır. Yaptığımız kötü davranışlar ise kötü tohumlar gibidir.
- Adım 3: Ahiret ise hasat zamanıdır. Bu dünyada ektiğimiz iyiliklerin karşılığını ahirette kat kat fazlasıyla alacağımız yerdir. Yani dünya hayatı, ahiret hayatına bir hazırlık sürecidir. Burada ne yaparsak, ahirette onun sonucunu yaşarız. Bu yüzden bu dünyadaki zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
4. Ahiret hayatının sizdeki çağrışımları nelerdir?
Ahiret hayatı denilince aklımıza hayatın sonu ve sonrasındaki sonsuz bir yolculuk gelir. Bu yolculuğun bazı durakları vardır. Genellikle şu kavramlar aklımıza gelir:
- Ölüm: Dünya hayatının sonu ve ahiret hayatının başlangıcı.
- Kıyamet: Evrenin düzeninin bozulup her şeyin son bulacağı ve tüm insanların yeniden diriltileceği gün.
- Mahşer: Bütün insanların diriltildikten sonra hesap vermek için toplanacağı büyük alan.
- Hesap ve Mizan: Dünyada yaptıklarımızın hesabını vereceğimiz ve iyiliklerimizle kötülüklerimizin tartılacağı adalet terazisi.
- Cennet: İyilik yapanların, inananların sonsuza dek mutlu yaşayacağı mükafat yurdu.
- Cehennem: Kötülük yapanların, inanmayanların cezalandırılacağı yer.
Ahiret, aslında adalet ve sonsuzluk gibi kavramları da aklımıza getirir.
5. “Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez…” (Enbiya suresi, 47. ayet.) Bu ayete göre Allah’ın (cc) adaletli oluşu ile ahiret hayatı arasında sizce nasıl bir ilişki vardır?
Bu ayet, bizlere çok önemli bir mesaj veriyor. Gelin adım adım inceleyelim:
“Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez…”
Adım 1: Ayeti Anlayalım
Ayet, kıyamet gününde “adalet terazileri” kurulacağından bahsediyor. Bu teraziler o kadar hassas ki, kimseye en ufak bir haksızlık bile yapılmayacak. Yani herkes, yaptığının karşılığını tam olarak alacak.
Adım 2: İlişkiyi Kuralım
Allah’ın en önemli sıfatlarından biri El-Adl, yani sonsuz adalet sahibi olmasıdır. Bazen bu dünyada adalet tam olarak yerini bulmayabilir. Kötülük yapan biri cezasını çekmeyebilir veya iyilik yapan biri karşılığını göremeyebilir. İşte ahiret hayatı, Allah’ın bu mutlak adaletinin tam olarak gerçekleşeceği yerdir.
Sonuç:
Ahiret, Allah’ın sonsuz adaletinin tecelli ettiği, yani ortaya çıktığı yerdir. O gün, kurulan adalet terazileri sayesinde hiç kimse haksızlığa uğramaz. Herkes dünyada yaptığı iyiliklerin ödülünü, kötülüklerin ise cezasını eksiksiz bir şekilde alır. Bu yüzden ahirete inanmak, Allah’ın adaletine de inanmak demektir. Bu inanç, bize bu dünyada hep adil ve doğru olmamız gerektiğini hatırlatır.
6. Hz. İsa hakkında neler biliyorsunuz?
Hz. İsa, İslam’da çok önemli ve büyük peygamberlerden biridir. Onun hakkında bildiklerimizi şöyle sıralayabiliriz:
- Annesi, iffeti ve temizliğiyle bilinen Hz. Meryem‘dir.
- Babası olmadan, Allah’ın bir mucizesi olarak dünyaya gelmiştir. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de anlatılır.
- Allah tarafından kendisine kutsal kitaplardan biri olan İncil verilmiştir.
- Allah’ın izniyle pek çok mucize göstermiştir. Örneğin, beşikteyken konuşmuş, hastaları iyileştirmiş ve ölüleri diriltmiştir.
- İslam inancına göre çarmıha gerilerek öldürülmemiş, Allah tarafından göğe yükseltilmiştir.
- Yine inancımıza göre, kıyamete yakın bir zamanda yeryüzüne tekrar inecektir.
- Hz. İsa, Allah’ın kulu ve elçisidir. Hristiyanların inandığı gibi Allah’ın oğlu veya ilah değildir.
7. Melik ve Rab kelimelerinin anlamları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Harika bir soru! Bu iki kelime, Allah’ın güzel isimlerinden (Esmaü’l-Hüsna) olup O’nun gücünü ve merhametini anlatır.
Melik:
Anlamı: Hükümdar, sahip, sultan demektir.
Açıklaması: Bu isim, evrendeki her şeyin tek sahibinin ve yöneticisinin Allah olduğunu ifade eder. Gördüğümüz ve göremediğimiz her şey O’na aittir. Tıpkı bir kralın ülkesini yönetmesi gibi, Allah da tüm kâinatı yönetir. Ancak O’nun hükümdarlığı sonsuz ve mutlaktır.
Rab:
Anlamı: Terbiye eden, besleyip büyüten, gözeten, efendi demektir.
Açıklaması: Bu isim ise Allah’ın sadece yaratmakla kalmadığını, aynı zamanda yarattığı her varlığa baktığını, onu koruyup kolladığını ve ihtiyaçlarını giderdiğini anlatır. Bizi büyüten, eğiten, bize doğru yolu gösteren O’dur. Bu yüzden dua ederken sık sık “Ya Rabbi!” (Ey Rabbim!) deriz. Bu kelime, Allah ile aramızdaki yakın ve sevgi dolu bağı ifade eder.