5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 32
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ünite sonu değerlendirme sorularını birlikte çözmeye ne dersiniz? Bu sorular, “Allah İnancı” ünitesinde öğrendiklerimizi pekiştirmek için harika bir fırsat. Hadi gelin, her bir soruyu adım adım, anlayarak cevaplayalım.
1. Evrendeki düzen ile Allah’ın (c.c.) varlığı ve birliği arasında nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.
Sevgili çocuklar, etrafımıza baktığımızda her şeyin ne kadar mükemmel bir uyum içinde olduğunu görürüz, değil mi? Güneş’in her gün doğması, mevsimlerin sırayla gelmesi, bir tohumun kocaman bir ağaca dönüşmesi… Bütün bunlar bize evrende harika bir düzen olduğunu gösterir.
Şöyle bir düşünelim: Çok karmaşık ve güzel bir saat görsek, “Bu saat kendi kendine olmuş” demeyiz. Onu yapan usta bir saatçi olduğunu anlarız. İşte evren de bu saatten çok daha karmaşık ve mükemmel bir düzene sahip. Bu kusursuz düzen, onu yaratan sonsuz güç ve ilim sahibi bir varlığın, yani Allah’ın (c.c.) varlığının en büyük kanıtıdır.
Peki ya Allah’ın birliği (Tevhit)? Eğer birden fazla tanrı olsaydı, aralarında anlaşmazlık çıkmaz mıydı? Biri “Güneş doğudan doğsun” derken diğeri “Hayır, batıdan doğsun” diyebilirdi. Böyle bir durumda evrende düzen yerine kargaşa ve kaos olurdu. Evrendeki bu eşsiz uyum ve düzen, her şeyi yöneten tek bir yaratıcının, yani Allah’ın bir olduğunun da ispatıdır. Kısacası, evrendeki düzen hem Allah’ın varlığını hem de birliğini bize gösterir.
2. Dua nedir? Tanımlayınız.
Dua, en basit anlatımıyla insanın Yüce Allah ile konuşması, O’na seslenmesidir. Tıpkı bir derdimiz olduğunda annemizle, babamızla veya en yakın arkadaşımızla konuştuğumuz gibi, dua yoluyla da her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten Rabbimizle iletişim kurarız.
- İsteklerimizi O’na iletiriz.
- Sıkıntılarımız için O’ndan yardım dileriz.
- Bize verdiği nimetler için O’na teşekkür ederiz (şükrederiz).
- Hatalarımız için O’ndan af dileriz (tövbe ederiz).
Yani dua, bizim Allah’a olan sevgi, saygı ve bağlılığımızı gösteren çok özel bir ibadettir.
3. Duanın Allah (c.c.) ile irtibat kurmadaki önemi nedir? Anlatınız.
Dua, Allah ile aramızdaki en güçlü bağdır, bir köprü gibidir. Nasıl ki arkadaşlarımızla konuşarak ilişkimizi canlı tutuyorsak, dua ederek de Rabbimizle olan bağımızı, yani irtibatımızı güçlendiririz.
Adım 1: Dua ettiğimizde, Allah’ın bizi her an duyduğunu, gördüğünü ve önemsediğini hatırlarız. Bu bize güven ve huzur verir. Yalnız olmadığımızı hissederiz.
Adım 2: Her ihtiyacımız için O’na yönelmek, bizim O’na ne kadar muhtaç olduğumuzu, O’nun ise ne kadar Yüce ve cömert olduğunu anlamamızı sağlar. Bu da kulluk bilincimizi artırır.
Kısacası dua, kalbimizi Allah’a açtığımız, O’nunla dertleştiğimiz ve O’na yakınlaştığımız çok değerli bir andır. Bu irtibat sayesinde manevi olarak güçleniriz.
4. “Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm. O hâlde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.” (Bakara suresi, 186. ayet.) ayetini açıklayınız.
Bu ayet, içimizi ısıtan harika bir müjde veriyor! Gelin maddeler halinde ne anlattığına bakalım:
- “Ben çok yakınım”: Allah bize şah damarımızdan bile daha yakın olduğunu söylüyor. O, mekandan uzak, ama ilmiyle ve rahmetiyle her an bizimle beraber. Aracıya ihtiyacımız yok, O’na doğrudan ulaşabiliriz.
- “Bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm”: Bu, Allah’ın bize verdiği bir sözdür. Samimiyetle ve kalpten yapılan duaları duyduğunu ve onlara mutlaka bir şekilde karşılık vereceğini bildiriyor. Bazen istediğimiz şey hemen olur, bazen bizim için daha hayırlı olan başka bir şekilde olur, bazen de ahirette karşılığını alırız. Ama hiçbir dua karşılıksız kalmaz.
- “Benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar”: Ayetin sonu ise bize bir sorumluluk yüklüyor. Allah’ın dualarımıza karşılık vermesi gibi, bizim de O’nun emirlerine uymamız ve O’na olan inancımızı taze tutmamız gerekiyor. İşte o zaman doğru yolu, yani hidayeti bulabiliriz.
5. Hz. İbrahim’in (a.s.) tevhit mücadelesi hakkında bilgi veriniz.
Hz. İbrahim, “Tevhit”, yani Allah’ın birliği inancının en büyük savunucularından bir peygamberdir. O, insanların kendi elleriyle yaptıkları putlara taptığı bir toplumda yaşadı. Babası bile bir put ustasıydı. Hz. İbrahim, aklını ve mantığını kullanarak bu durumun ne kadar yanlış olduğunu anladı.
Mücadelesini şöyle özetleyebiliriz:
Adım 1: Sorgulama: Halkına, “Size ne faydası ne de zararı dokunabilen bu heykellere neden tapıyorsunuz?” diye mantıklı sorular sordu.
Adım 2: Kanıtlama: Bir gün, halkı bayram için şehir dışına çıktığında tapınağa girdi ve en büyük put hariç diğer bütün putları kırdı. Baltayı da büyük putun boynuna astı. Halkı geri döndüğünde bunu kimin yaptığını sorunca, “Belki de şu büyük olan yapmıştır, ona sorun isterseniz” diyerek putların acizliğini, konuşamadığını ve hareket edemediğini onlara kendi gözleriyle göstermiş oldu.
Adım 3: Cesaret: Bu inancı uğruna, dönemin kralı Nemrut tarafından ateşe atılmayı bile göze aldı. Ancak Allah’ın emriyle ateş onu yakmadı ve bir serinlik oldu. Bu olay, onun tevhit mücadelesinin ne kadar haklı ve güçlü olduğunu gösteren en büyük mucizelerden biridir.
6. Yemekten sonra nasıl dua edilebileceğini düşününüz ve defterinize bir yemek duası örneği yazınız.
Yemek yemek, Allah’ın bize verdiği en büyük nimetlerden biridir. Yemekten sonra dua etmek, bu nimeti bize verene teşekkür etmektir. Bu, bir şükür ifadesidir. İçimizden geldiği gibi, samimi bir şekilde dua edebiliriz.
İşte bir yemek duası örneği:
“Ey Rabbim! Bu güzel nimetleri bize verdiğin için sana sonsuz şükürler olsun. Verdiğin bu yiyeceklerle vücudumuza güç, kuvvet ver. Bizi açlıkla ve yoklukla imtihan etme. Bu nimetleri olmayanlarla da paylaşmayı bize nasip eyle. Elhamdülillah. Amin.”
7. Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın (c.c.) işitme sıfatını ifade eden isimdir?
- A. Alîm
- B. Basîr
- C. Semi
- D. Kadîr
Çözüm: Bu soruyu çözmek için Allah’ın güzel isimlerinin (Esmâ-i Hüsnâ) anlamlarını hatırlayalım.
- Alîm: Her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen demektir.
- Basîr: Her şeyi gören demektir.
- Semi: Her şeyi işiten demektir.
- Kadîr: Her şeye gücü yeten, kudretli demektir.
Soruda bizden işitme sıfatını ifade eden ismi bulmamız isteniyor. Bu da Semi ismidir.
Doğru cevap: C) Semi
8. Allah’ı (c.c.) zatında, sıfatlarında ve fiillerinde birlemeye, onun tek ve eşsiz olduğuna inanmaya, ona hiçbir şeyi ortak koşmadan ibadeti yalnızca Allah (c.c.) için yapmaya ………………. denir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan bölüme hangi ifade getirilmelidir?
- A. İman
- B. Tevhit
- C. Esmâ-i hüsnâ
- D. İbadet
Çözüm: Cümleyi dikkatlice okuyalım. Cümlede Allah’ı “birlemek”, “tek ve eşsiz olduğuna inanmak” ve “ortak koşmamak” gibi ifadeler geçiyor. Bütün bu ifadeler, İslam’ın temelini oluşturan tek bir kavramı anlatır.
Adım 1: “Birlemek” kelimesi, Arapçadaki “vahdet” yani “birlik” kökünden gelir.
Adım 2: Şıklara baktığımızda bu anlamı tam olarak karşılayan kelime Tevhit‘tir. Tevhit, Allah’ın bir ve tek olduğu inancıdır.
Doğru cevap: B) Tevhit
9. İhlâs suresinde aşağıdaki konuların hangisinden söz edilir?
- A. Namazın öneminden
- B. Allah’ın (c.c.) birliğinden
- C. Ramazan ayından
- D. Ahlak kurallarından
Çözüm: İhlâs suresini hatırlayalım: “De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir (Her şey O’na muhtaçtır, O kimseye muhtaç değildir). O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.”
Gördüğümüz gibi, surenin tamamı Allah’ın bir ve tek olduğunu, eşi ve benzeri olmadığını, her şeyden yüce olduğunu anlatır. Yani doğrudan Allah’ın birliğinden bahseder.
Doğru cevap: B) Allah’ın (c.c.) birliğinden
10. ……………………..; dünyada, bütün canlılara şefkat gösteren, mümin-kâfir ayrımı yapmaksızın insanlara merhamet eden, her türlü nimeti sürekli veren, rahmeti sonsuz olan anlamına gelir.
Yukarıda açıklaması verilen Allah’ın (c.c.) ismi, aşağıdakilerden hangisidir?
- A. Basîr
- B. Kadîr
- C. Allah
- D. Rahman
Çözüm: Açıklamadaki anahtar kelimelere odaklanalım: “şefkat”, “merhamet”, “rahmeti sonsuz”. Bu kelimeler, Arapçadaki “rahmet” kökünden türeyen bir ismi işaret ediyor.
Şıklara baktığımızda;
- Basîr: Gören
- Kadîr: Gücü yeten
- Allah: Yüce Yaratıcı’nın özel ismi
- Rahman: Çok merhamet eden, şefkati sonsuz olan
Açıklamayla birebir uyuşan isim Rahman‘dır.
Doğru cevap: D) Rahman
11. Aşağıdaki bilgilerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına da “Y” yazınız.
Haydi bu ifadeleri tek tek inceleyelim.
-
( Y ) Birden fazla ilah olması durumunda da evrendeki düzen aynen devam ederdi.
Açıklama: Bu yanlıştır. 1. soruda da açıkladığımız gibi, birden fazla ilah olsaydı evrende düzen değil, karmaşa olurdu. -
( Y ) Allah (c.c.), sadece canlı varlıkları yaratmıştır.
Açıklama: Bu yanlıştır. Allah sadece canlıları değil, dağları, denizleri, gezegenleri, yani evrendeki her şeyi yaratmıştır. -
( D ) Allah’ın (c.c.) yaptığımız davranışları bilmesi, davranışlarımızda dikkatli olmamızı sağlar.
Açıklama: Bu doğrudur. Yaptığımız her şeyin Allah tarafından bilindiğini düşünmek, bizi kötü davranışlardan uzaklaştırır ve iyi davranışlar yapmaya teşvik eder. -
( D ) Esmâ-i Hüsnâ, Allah’ın (c.c.) güzel isimleri anlamına gelen bir kavramdır.
Açıklama: Bu doğrudur. “Esmâ” isimler, “Hüsnâ” ise en güzel demektir. Esmâ-i Hüsnâ, “Allah’ın en güzel isimleri” anlamına gelir. -
( D ) İhlâs suresi dört ayettir.
Açıklama: Bu doğrudur. İhlâs suresi, Kur’an-ı Kerim’in en kısa surelerinden biridir ve dört ayetten oluşur.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Unutmayın, anlamadığınız bir yer olursa her zaman sorabilirsiniz. Başarılar dilerim!