6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayıncılık Sayfa 117
Harika bir soruyla karşı karşıyayız! Bu bir Sosyal Bilimler, daha doğrusu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorusu. Bu tür sorular, bizden sadece bilgimizi değil, hayal gücümüzü ve duygularımızı da kullanmamızı ister. Kendimizi o dönemde yaşamış bir insanın yerine koyarak, yani empati kurarak cevaplamalıyız. Hadi gel, bu etkinliği birlikte yapalım.
Etkinlik Sorusu:
Siz Hz. Peygamber (sav) döneminde yaşayıp onun vefatına şahit olsaydınız neler hisseder, nasıl davranırdınız? Duygularınızı ifade eden bir yazı yazınız.
Çözüm ve Açıklama:
Sevgili öğrencim, bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Önemli olan, o anı hayal edip, o büyük kaybın sende ne gibi duygular uyandıracağını içtenlikle anlatman. Gel, bu yazıyı nasıl yazabileceğini adım adım düşünelim.
Adım 1: O Anı Zihninde Canlandır
Öncelikle kendini o günde, Medine’de hayal et. Herkesin çok sevdiği, güvendiği, lideri ve öğretmeni olan Peygamber Efendimiz (sav) artık aralarında değil. Metinde de anlatıldığı gibi, insanlar büyük bir üzüntü ve şok içinde. Sokaklarda bir hüzün havası var. Bu atmosferi hissetmeye çalış.
Adım 2: Hissedebileceğin Duyguları Düşün
Böyle bir durumda bir insan ne hisseder? Aklına gelenleri bir kenara not alabilirsin. Mesela:
- Derin bir üzüntü ve keder: Sanki dünyadaki en değerli varlığını kaybetmiş gibi bir acı.
- Şok ve inanamama: İlk başta bu haberin gerçek olduğuna inanmakta zorlanabilirdin.
- Boşluk hissi: O olmadan hayatın nasıl devam edeceğini düşünür, kendini büyük bir boşlukta hissedebilirdin.
- Endişe ve korku: “Peki şimdi ne olacak? Bize kim yol gösterecek?” gibi gelecek kaygıları yaşayabilirdin.
Adım 3: Nasıl Davranacağını Hayal Et
Bu yoğun duygular içinde nasıl davranırdın? Tepkilerin ne olurdu?
- Belki de diğer Müslümanlar gibi sen de gözyaşlarına boğulurdun.
- Dua etmek, teselli bulmak için Mescid-i Nebi’ye koşardın.
- Diğer sahabelerle bir araya gelir, birbirinize destek olmaya çalışırdınız.
- Hz. Ebubekir’in metinde geçen o bilgece konuşmasını duyduktan sonra, Peygamberimizin fiziken aramızdan ayrılsa da getirdiği dinin ve öğretilerinin sonsuza dek yaşayacağını anlardın. Bu da sana bir güç verirdi.
Adım 4: Düşüncelerini Yazıya Dök
Şimdi tüm bu düşündüklerini birleştirerek güzel bir yazı oluşturabilirsin. İşte sana fikir vermesi için bir örnek metin:
Örnek Cevap:
Eğer ben, o mübarek dönemde yaşasaydım ve Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizin vefat haberini alsaydım, hissedeceğim ilk şey sanırım kalbimi delen keskin bir acı ve büyük bir şok olurdu. Güneşin bir daha hiç doğmayacağını, Medine’nin üzerine sonsuz bir karanlığın çöktüğünü düşünürdüm. O, bizim sadece peygamberimiz değil; yol göstericimiz, öğretmenimiz, en zor anımızda sığındığımız şefkatli bir babaydı. O’nsuz bir hayatı hayal etmek bile imkânsız gelirdi.
Gözyaşlarım sel olur, diğer sahabelerin hıçkırıklarına karışırdı. Belki bir köşeye çekilip sessizce ağlar, O’nun o nur yüzünü, insana huzur veren gülümsemesini, adaletli duruşunu hatırlamaya çalışırdım. İçimi, “Şimdi ne yapacağız? O’nsuz nasıl yolumuzu bulacağız?” diye bir korku kaplardı. Dünya başıma yıkılmış gibi hissederdim.
Fakat sonra, Hz. Ebubekir’in o sarsıcı ama bir o kadar da haklı sözlerini duyduğumda kendime gelirdim. Anlardım ki, evet, O’nun bedeni artık aramızda değildi ama bize bıraktığı miras, yani İslam ve Kur’an, sonsuza dek bizimleydi. O an hissettiğim o büyük hüzün, O’nun yolunu en doğru şekilde devam ettirme kararlılığına dönüşürdü. O’na layık bir ümmet olabilmek için daha çok çabalamam gerektiğini anlar, hayatımın sonuna kadar O’nun güzel ahlakını yaşamak ve yaşatmak için kendime söz verirdim.