4. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 57
Harika bir çalışma sayfası! Merhaba sevgili öğrencim, Sosyal Bilgiler dersimizin bu konusu Kurtuluş Savaşı’mızın en önemli dönüm noktalarından birini anlatıyor. Gel şimdi bu sayfadaki soruları birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim.
SIRA SİZDE
Soru: “Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makûs (kötü) talihini de yendiniz.”
Mustafa Kemal, İnönü Savaşları sonrası İsmet Paşa’ya yukarıdaki mesajı göndermiştir. Mustafa Kemal’in bu mesajını yorumlayınız.
Çözüm:
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, sadece bir tebrik mesajı değil, aynı zamanda çok derin anlamlar içeren tarihi bir ifadedir. Gel bu sözü daha iyi anlamak için adım adım gidelim.
-
Adım 1: Sözün Birinci Kısmını Anlayalım: “Siz orada yalnız düşmanı değil…”
Burada “düşman” ile kastedilen, yurdumuzu işgal etmeye çalışan Yunan ordusudur. İnönü Savaşları, Büyük Millet Meclisi’nin kurduğu düzenli ordunun Batı Cephesi’nde kazandığı ilk büyük zaferlerdir. Yani İsmet Paşa komutasındaki ordumuz, gerçekten de düşmanı yenerek askeri bir başarı kazanmıştır. Bu, sözün ilk ve en net anlamıdır.
-
Adım 2: Sözün İkinci ve Asıl Önemli Kısmını Yorumlayalım: “…milletin makûs (kötü) talihini de yendiniz.”
İşte bu kısım, zaferin askeri boyutundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Peki, “makûs talih” yani “kötü kader” ne demek? Düşünelim… Osmanlı Devleti, son yüzyıllarında sürekli savaşlar kaybetmiş, topraklarını yitirmiş ve morali bozulmuş bir durumdaydı. Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı… Hepsi milletimiz için büyük üzüntü ve kayıplarla sonuçlanmıştı. Halkın üzerinde bir umutsuzluk, “biz artık kazanamayız” düşüncesi vardı. İşte bu duruma “makûs talih” diyoruz.
-
Adım 3: İki Kısmı Birleştirelim ve Sonuca Ulaşalım
Mustafa Kemal, bu sözüyle aslında şunu demek istiyor:
“Sevgili İsmet Paşa, kazandığınız bu zaferle sadece Yunan ordusunu geri püskürtmediniz. Bundan çok daha önemli bir şey başardınız. Yıllardır süren yenilgilerin getirdiği umutsuzluğu, karamsarlığı ve ‘yeniliriz’ korkusunu da yendiniz. Türk milletine yeniden özgüven, umut ve kazanma inancı aşıladınız. Bu zafer, milletimizin kötü kaderini değiştiren bir dönüm noktasıdır.”
Kısacası, İnönü Zaferi sadece bir savaşın kazanılması değil, aynı zamanda bir milletin kendine olan inancını yeniden kazanmasıdır. İşte Atatürk bu mesajıyla zaferin bu psikolojik ve moral üstünlüğünü vurgulamıştır.
ETKİNLİK
Soru: Millî Mücadele kahramanlarımızdan Halime Çavuş’u araştırınız. Millî Mücadele’ye katkılarını dikkate alarak biyografisini kısaca yazınız.
Çözüm:
Bu etkinlik için harika bir kahraman seçilmiş! Halime Çavuş, Kurtuluş Savaşı’mızın isimsiz ama yüreği vatan sevgisiyle dolu nice kahramanından sadece biridir. İşte onun ilham veren hikayesi:
Halime Çavuş (Kocabıyık)
Asıl adı Halime Kocabıyık olan Halime Çavuş, Kastamonu’da doğmuş cesur bir Türk kadınıdır. Millî Mücadele başladığında, vatanın kurtuluşu için bir şeyler yapması gerektiğini hissetmiş ve ailesine haber vermeden gizlice orduya katılmaya karar vermiştir.
O dönemde kadınların orduya katılması pek alışıldık bir durum olmadığı için, saçlarını kazıtmış, erkek kıyafeti giymiş ve adını “Halim” olarak değiştirerek kimliğini gizlemiştir. Uzun bir süre kimse onun kadın olduğunu anlamamıştır.
En büyük katkısı, İnebolu’dan Ankara’ya cephane taşınan o zorlu yolda görev almasıdır. Kışın soğuğunda, karda, çamurda, çoğu zaman yalınayak bir şekilde kağnı arabalarıyla cepheye mermi ve erzak taşımıştır. Bu görev, savaşın kazanılması için hayati bir öneme sahipti çünkü cephedeki askerlerimizin silaha ve yiyeceğe ihtiyacı vardı. Halime Çavuş, vatanı için canını hiçe sayarak bu zorlu görevi başarıyla yerine getirmiştir.
Bir gün, cepheye yakın bir yerde mola verdikleri sırada Yunan uçaklarının bombardımanına maruz kalmış ve bir şarapnel parçasıyla bacağından ağır yaralanmıştır. İşte o zaman onun kadın olduğu anlaşılmıştır.
Tedavisinin ardından bizzat Mustafa Kemal Atatürk ile tanışma şerefine ermiştir. Atatürk, onun bu fedakarlığından çok etkilenmiş ve onu “Çavuş” rütbesiyle ödüllendirmiştir. O günden sonra adı “Halime Çavuş” olarak anılmıştır. Ayrıca kendisine İstiklal Madalyası verilmiş ve bir miktar maaş bağlanmıştır.
Halime Çavuş, savaş bittikten sonra köyüne dönmüş ve hayatının sonuna kadar büyük bir tevazu içinde yaşamıştır. O, vatan sevgisinin cinsiyet tanımadığını gösteren en güzel örneklerden biridir.