4. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 162
Merhaba sevgili öğrencilerim, Sosyal Bilgiler dersimize hoş geldiniz! Bugün sizlerle birlikte kitabımızdaki “Bilinçli Vatandaşım” konusuna ve Atatürk’ün çok anlamlı bir sözüne göz atacağız. Haydi, gönderdiğin görseldeki soruyu birlikte analiz edelim ve çözelim.
SIRA SİZDE
“Bütün dünya bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve varoluşudur.”
Soru: Atatürk bu sözüyle ne anlatmak istemiştir? Defterinize yazınız.
Harika bir soru! Bu söz, Cumhuriyetimizin temelini oluşturan en önemli düşüncelerden birini açıklıyor. Gelin adım adım bu sözün derinliklerine inelim ve ne anlama geldiğini birlikte keşfedelim.
Çözüm:
Adım 1: Sözün İlk Bölümünü Anlayalım
Atatürk, “artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur” derken aslında şunu söylüyor: Eskiden olduğu gibi, bir padişahın, bir sultanın ya da yabancı bir devletin bizim üzerimizde söz söyleme hakkı kalmamıştır. Yani, milletin iradesi dışında hiç kimse ya da hiçbir güç, ülkeyi yönetemez. Bu, monarşinin (tek kişinin yönetiminin) bittiğini ve yönetimin artık tek bir kişiye ait olmadığını vurgular.
Adım 2: En Önemli Kavram: Millî Egemenlik
Sözün devamında Atatürk, asıl gücün ne olduğunu açıklıyor: “Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir.” Peki, millî egemenlik ne demek?
- Egemenlik: Yönetme gücü, karar verme yetkisi demektir.
- Millî: Millete ait olan demektir.
Yani millî egemenlik, yönetme gücünün tamamen millete, yani halkın kendisine ait olmasıdır. Ülkemizi kimin yöneteceğine, kanunların nasıl olacağına milletin kendisi karar verir. Bizler de bu hakkımızı seçimlerde oy kullanarak kullanırız. Atatürk, tek ve en büyük gücün halkın kendi iradesi olduğunu söylüyor.
Adım 3: Gücün Kaynağını Keşfedelim
Atatürk, sözünü şu şekilde bitiriyor: “Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve varoluşudur.” Bu çok güçlü bir ifadedir. Burada demek istiyor ki, en yüksek mevki, en yüce makam; milletin ortak duyguları, doğruyu yanlışı ayırt eden vicdanı ve bir bütün olarak var olma isteğidir. Yani yöneticiler güçlerini milletin bu ortak ruhundan alırlar. Bir karar alınırken milletin ne düşündüğü, ne hissettiği ve ne istediği en önemli şeydir.
Sonuç ve Açıklama
Kısacası sevgili arkadaşlar, Mustafa Kemal Atatürk bu sözüyle, Türkiye Cumhuriyeti’nde yönetme gücünün (egemenliğin) kayıtsız şartsız millete ait olduğunu vurgulamak istemiştir. Artık milletin kaderini bir kişi veya küçük bir grup değil, milletin kendisi belirleyecektir. Bu, demokrasinin ve cumhuriyetin temel ilkesidir.
Kitabınızdaki 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü metni de aslında bu sözün ne kadar doğru olduğunun canlı bir örneğidir. O gece milletimiz, kendi iradesine ve demokrasisine sahip çıkarak, “millî egemenliğin” sadece bir sözden ibaret olmadığını, “milletin kalbinin ve vicdanının” her türlü gücün üstünde olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.