6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Doğa Yayınları Sayfa 45
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün önümüzdeki kitaptan birkaç etkinliği birlikte yapacağız. Görseldeki soruları sizin için dikkatlice inceledim ve şimdi adım adım, hepimizin anlayacağı bir dille çözeceğim. Hazırsanız başlayalım!
ETKİNLİK
“Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”
Soru: İstiklal Marşımızın yukarıdaki dizelerinde şair, Allah’tan (c.c.) neler dilemektedir? Arkadaşlarınızla konuşunuz.
Çözüm:
Merhaba arkadaşlar, bu dizeler İstiklal Marşımızın en can alıcı, en dualı bölümlerinden biridir. Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, burada vatanımız ve milletimiz için Yüce Allah’a yakarıyor. Gelin adım adım ne demek istediğine bakalım:
Adım 1: İlk olarak şair, “Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli” diyerek en büyük arzusunu, kalpten gelen isteğini dile getiriyor. Yani diyor ki, “Ey Allah’ım, benim ruhumun Senden tek bir dileği var.”
Adım 2: Peki, neymiş bu dilek? “Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.” Buradaki “mabet” kelimesi camilerimiz, yani ibadet yerlerimiz demektir. Ama daha geniş bir anlamda düşünürsek, mabet aslında vatanımızın ta kendisidir. “Nâmahrem el” ise yabancı el, yani düşman eli demektir. Şair burada, “Allah’ım, düşman ayağı vatanıma basmasın, camilerime, yurduma yabancı bir el uzanmasın.” diye dua ediyor. Vatanımızın bağımsızlığının korunmasını istiyor.
Adım 3: Sonraki dizelerde ise bu duanın neden bu kadar önemli olduğunu açıklıyor: “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, / Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.” Ezan, İslam dininin en önemli sembollerinden biridir ve bir ülkenin Müslüman ve özgür olduğunun göstergesidir. Şair diyor ki, “Bu ezanlar dinimizin temelidir ve sonsuza kadar benim yurdumun, vatanımın semalarında yankılanmalıdır.” Bu da vatanımızın sonsuza kadar özgür ve Müslüman bir yurt olarak kalması için edilen bir duadır.
Sonuç: Kısacası, şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bu dizelerde Yüce Allah’tan vatanımızın düşman işgalinden korunmasını, bağımsızlığımızın sonsuza dek sürmesini ve İslam’ın simgesi olan ezan seslerinin yurdumuzdan hiç eksik olmamasını dilemektedir. Bu, hem milli hem de manevi bir duadır.
DÜŞÜNELİM
“Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece beş vakit namaz, kendi aralarında işlenen günahlara, cuma namazı, diğer cumaya kadar olan zaman diliminde, ramazan orucu da diğer ramazana kadar olan zamanda işlenen günahlara kefarettir.” (Müslim, Tahâret, 16.)
Soru: Yukarıdaki hadiste verilmek istenen mesaj nedir?
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu hadis-i şerif, bizlere yaptığımız ibadetlerin ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu anlatan çok güzel bir müjde veriyor. Gelin bu mesajı adım adım inceleyelim:
Adım 1: Hadiste üç önemli ibadetten bahsediliyor: beş vakit namaz, cuma namazı ve ramazan orucu. Bunlar İslam’ın temel direklerindendir.
Adım 2: Hadis, bu ibadetlerin “kefaret” olduğunu söylüyor. Kefaret ne demek? Bir hatanın, bir günahın affedilmesine, temizlenmesine vesile olan şey demektir. Tıpkı bir silginin kurşun kalemle yazılmış bir yazıyı silmesi gibi, bu ibadetler de bizim küçük günahlarımızı temizler.
Adım 3: Dikkat etmemiz gereken çok önemli bir nokta var: Hadisin başında “Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece” diyor. Bu ne anlama geliyor? Yani, yalan söylemek, iftira atmak, hırsızlık yapmak gibi dinimizin kesin olarak yasakladığı büyük günahlardan uzak durursak; günlük hayatta farkında olmadan yaptığımız küçük hatalarımız, kusurlarımız bu ibadetler sayesinde affedilir.
Sonuç: Bu hadisin bize verdiği ana mesaj şudur: Allah, kullarına çok merhametlidir. Eğer bizler büyük günahlardan sakınır ve namaz, oruç gibi temel ibadetlerimizi düzenli olarak yerine getirirsek, bu ibadetler aradaki zamanlarda işlediğimiz küçük günahlar için birer manevi temizlik aracı olur. Örneğin, kıldığımız bir öğle namazı, sabah namazıyla arasında yaptığımız küçük hataları temizler. Tuttuğumuz ramazan orucu, geçen ramazandan bu yana işlediğimiz küçük günahların affına vesile olur. Bu, bizleri sürekli ibadete teşvik eden ve Allah’ın rahmetinin ne kadar geniş olduğunu gösteren bir müjdedir.