6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Doğa Yayınları Sayfa 68
Merhaba sevgili öğrenciler, bugün sizlerle ders kitabımızdaki çok önemli konuları ele alan iki bölümü inceleyeceğiz. Bu etkinlikler, hem kendimize hem de çevremize karşı sorumluluklarımızı hatırlatıyor. Haydi gelin, bu soruları birlikte adım adım çözelim ve üzerine düşünelim.
ETKİNLİK
“… Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Yaptığınızı güzel yapın; Allah güzel yapanları sever.” (Bakara suresi, 195. ayet.)
Soru: Kötü alışkanlıklar edinmek insanın kendi elleriyle kendini tehlikeye atması sayılır mı? Niçin? Yukarıdaki ayeti de dikkate alarak kötü alışkanlıklar konusunu sınıfınızda tartışınız.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için önce ayeti ve kötü alışkanlıkların ne anlama geldiğini iyice anlamamız gerekiyor. Gelin adım adım ilerleyelim.
Adım 1: Ayeti Anlamak
Bakara suresindeki bu ayet bize çok açık bir mesaj veriyor: “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.” Bu, bize emanet edilen canımızı, sağlığımızı ve hayatımızı korumamız gerektiği anlamına gelir. Bilerek ve isteyerek bize zarar verecek şeylerden uzak durmamız konusunda bir uyarıdır.
Adım 2: Kötü Alışkanlıkları Düşünmek
Peki, kötü alışkanlıklar nelerdir? Sigara içmek, alkol kullanmak, uyuşturucuya bulaşmak, kumar oynamak gibi davranışlar hem dinimizde yasaklanmış hem de bilimsel olarak sağlığa zararlı olduğu kanıtlanmış alışkanlıklardır.
- Sigara ve alkol, iç organlarımıza, özellikle ciğerlerimize ve beynimize ciddi zararlar verir.
- Kumar, hem zamanımızı hem de paramızı boşa harcamamıza, ailemizin huzurunun bozulmasına neden olur.
- Uyuşturucu ise aklımızı ve bedenimizi esir alarak hayatımızı tamamen mahvedebilir.
Adım 3: Bağlantı Kurmak ve Cevaplamak
Şimdi sorumuzun cevabına gelelim: Evet, kötü alışkanlıklar edinmek, insanın kendi elleriyle kendini tehlikeye atmasıdır.
Peki, niçin?
Çünkü bu alışkanlıklara başlayan bir kişi, bile bile vücuduna, aklına ve sosyal hayatına zarar vermeyi seçmiş olur. Sigaranın kanser yaptığını, alkolün kazalara sebep olduğunu, kumarın insanı borca sürüklediğini hepimiz biliyoruz. Bu bilgilere rağmen bu yollara girmek, ayette belirtildiği gibi, adeta kendi kendini bir tehlikenin içine atmaktır. Allah’ın bize verdiği en değerli hediye olan sağlığımızı ve hayatımızı hiçe saymaktır. Bu yüzden dinimiz, bizi bu tür zararlı alışkanlıklardan korumak için onları yasaklamıştır.
YORUMLAYALIM
“Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, namusu veya malıyla ilgili bir zulüm varsa altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyamet günü gelmeden evvel o kimseyle helalleşsin. Yoksa kendisinin iyi amelleri varsa yaptığı haksızlık miktarınca sevaplarından alınır, (hak sahibine verilir.) Şayet iyilikleri yoksa haksızlık ettiği kardeşinin günahlarından alınarak onun üzerine yükletilir.” (Buhârî, Mezâlim 10, Rikâk, 48.)
Yorumlama:
Sevgili çocuklar, bu hadis-i şerif bize “kul hakkı”nın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Kul hakkı, başka insanların üzerimizdeki hakları demektir. Gelin bu önemli sözü daha iyi anlamak için adımlara ayıralım.
Adım 1: Hadisi Anlamak
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bize diyor ki; eğer bir arkadaşınıza, komşunuza veya herhangi bir insana haksızlık ettiyseniz (örneğin ona kötü bir söz söylediyseniz, eşyasına zarar verdiyseniz veya onun hakkında dedikodu yaptıysanız), bu dünyadayken ondan helallik isteyin, özür dileyin. Çünkü ahirette, yani kıyamet gününde, para pul geçerli olmayacak.
Adım 2: Ahiretteki Büyük Hesaplaşma
Hadise göre, eğer bu dünyada helalleşmezsek, ahirette çok zor bir durum bizi bekliyor.
- Yaptığımız iyilikler, yani sevaplarımız, haksızlık ettiğimiz kişiye verilecek.
- Eğer verecek sevabımız kalmazsa, o zaman daha da kötüsü olacak: Haksızlık ettiğimiz kişinin günahları alınıp bizim üzerimize yüklenecek.
Bu, adaletin ahirette ne kadar hassas bir terazi ile sağlanacağını gösteriyor. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak.
Adım 3: Kul Hakkı ve Kötü Alışkanlıklar
Okuduğumuz metinde de geçtiği gibi, bazı kötü alışkanlıklar sadece bize değil, başkalarına da zarar verir. Bu da kul hakkına girer.
Örneğin, birinin yanında sigara içmek, o kişinin sağlığına zarar verir ve bu bir kul hakkıdır. Alkollü araç kullanmak, başkalarının canını tehlikeye atmaktır ve bu da çok büyük bir kul hakkıdır. Kumar oynayarak ailemizin parasını harcamak, eşimizin ve çocuklarımızın hakkını yemektir. Bu yüzden davranışlarımızın sadece bizi değil, etrafımızdaki insanları da etkilediğini asla unutmamalıyız.
Sonuç olarak, bu hadis bize dürüst, adil ve başkalarının haklarına saygılı bireyler olmamız gerektiğini öğütlüyor. Bir hata yaptığımızda, gurur yapmadan özür dilemeyi ve hatamızı telafi etmeyi bilmeliyiz. Unutmayın, gerçek güç, hata yapmamak değil, hatadan dönebilmektir.