6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Doğa Yayınları Sayfa 91
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla karşı karşıyayız! Bana gönderdiğin görseldeki metin, aslında bize çok değerli bilgiler veriyor. Bu bir sınav kağıdı gibi olmasa da içinde cevaplamamız gereken, üzerine düşünmemiz gereken harika noktalar var. Ben de senin Sosyal Bilgiler öğretmenin olarak bu metni analiz edip içindeki önemli bilgileri soru-cevap şeklinde sana anlatacağım. Haydi başlayalım!
Soru 1: Metne göre, Mescid-i Nebi’nin İslam tarihindeki en temel işlevlerinden biri neydi ve Hz. Peygamber (s.a.v.) burada neler yapıyordu?
Çözüm:
Gel şimdi metnin ilk paragrafına birlikte bakalım ve bu sorunun cevabını adım adım bulalım.
- Adım 1: Metinde Mescid-i Nebi’nin sadece bir ibadet yeri olmadığı, aynı zamanda insanların eğitildiği, bilgilendirildiği bir mekân olduğu anlatılıyor. Yani Mescid-i Nebi, o dönemin en önemli eğitim merkezlerinden biriymiş.
- Adım 2: Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), burada insanlara Kur’an ayetlerini açıklıyor; onlara dinî, ahlaki ve toplumsal konularda bilgiler veriyormuş. Tıpkı bizim okulda ders işlememiz gibi, değil mi?
- Adım 3: İnsanlar, yani sahabeler, anlamadıkları konuları hiç çekinmeden Peygamberimize soruyor ve cevaplarını öğreniyorlarmış. Böylece Mescid-i Nebi, canlı bir okul gibi işliyormuş. Kısacası, Mescid-i Nebi’nin en temel işlevlerinden biri eğitim ve öğretim faaliyetleriymiş.
Soru 2: “Suffe” nedir ve burada kalanlara ne denirdi? Suffe’de kalanlar nelerle meşgul oluyorlardı?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı da metnin ikinci bölümünde gizli. Çok ilginç bir yer olan Suffe’yi yakından tanıyalım.
- Adım 1: Suffe, Mescid-i Nebi’nin hemen bitişiğine yapılmış özel bir bölümmüş. Burası, İslam tarihindeki ilk yatılı okul olarak kabul edilebilir. Yani öğrenciler hem burada kalıyor hem de eğitim görüyorlardı.
- Adım 2: Suffe’de kalan bu özel öğrencilere “Ashab-ı Suffe” deniyormuş. Bu kişiler genellikle kimsesiz ve yoksul Müslümanlarmış ama ilme yani bilgiye çok meraklılarmış.
- Adım 3: Ashab-ı Suffe’nin bütün günü öğrenmekle geçiyormuş. Metinde de belirtildiği gibi okuma yazma, Kur’an okuma (tilavet) ve ilimle meşgul oluyorlardı. Peygamberimizi ve onun sünnetlerini en ince ayrıntısına kadar öğrenmeye çalışıyorlardı. Onlar, kendilerini tamamen öğrenmeye adamış kişilerdi.
Soru 3: Metinde Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yabancı dil öğrenmeye verdiği önemi gösteren olay nedir? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu da çok güzel bir soru! Peygamberimizin ne kadar ileri görüşlü olduğunu gösteren bir örnek var metinde.
- Adım 1: Metnin sonlarına doğru, Peygamberimizin sahabelerinden biri olan Zeyd b. Sâbit (r.a.) ile arasında geçen bir konuşmadan bahsediliyor.
- Adım 2: Peygamberimiz, Zeyd’e “Sen Süryanice biliyor musun?” diye soruyor. Zeyd “Bilmiyorum” deyince, ona bu dili öğrenmesini söylüyor. Hatta başka bir zaman da Yahudilerle iletişim kurabilmesi için İbranice öğrenmesini istiyor.
- Adım 3: Bu olay bize neyi gösteriyor? O dönemde bile farklı toplumlarla iletişim kurabilmek, onların yazdıklarını anlayabilmek için yabancı dil bilmenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Peygamberimiz, bilginin sadece kendi dilimizde olanla sınırlı kalmaması gerektiğini, farklı dilleri öğrenmenin ufuk açıcı olduğunu bizlere bu olayla anlatmış oluyor.
Soru 4: “YORUMLAYALIM” bölümündeki
“İlim öğrenmek, kadın ve erkek her Müslüman’a farzdır.”
sözü, metnin ana fikriyle nasıl bir ilişki kuruyor?
Çözüm:
İşte bu söz, aslında tüm metnin özeti gibi! Gel bu bağlantıyı kuralım.
- Adım 1: Bu söz, bilginin ve öğrenmenin cinsiyet ayrımı yapmaksızın herkes için zorunlu bir görev (farz) olduğunu söylüyor. Yani “ben erkeğim öğrenmeliyim ama kadınlar öğrenmese de olur” veya tam tersi bir düşünce kesinlikle yanlış.
- Adım 2: Metnin tamamına baktığımızda ne görüyoruz? Peygamberimizin Mescid-i Nebi’de herkese eğitim verdiğini, Suffe’de özel öğrenciler yetiştirdiğini ve en önemlisi de metinde açıkça yazdığı gibi “hanımların ve kız çocuklarının eğitimine de önem verdiğini” görüyoruz. Hatta haftanın bir gününü özellikle kadınların eğitimine ayırıyormuş.
- Adım 3: Dolayısıyla, bu söz metnin ana fikridir. Metinde anlatılan tüm eğitim faaliyetleri, bu temel ilkeyi hayata geçirmek içindir. Yani İslam’da eğitimin ne kadar temel bir hak ve görev olduğunu, kadın-erkek demeden herkesin bu haktan yararlanması gerektiğini bu söz ve metindeki örnekler sayesinde anlıyoruz.
Umarım bu açıklamalar metni daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, okuduğumuz her metnin içinde böyle değerli bilgiler saklıdır. Önemli olan onları bulup çıkarmak!
Başarılar dilerim!