6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları FCM Yayıncılık Sayfa 78
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin görseldeki soruları bir öğretmen olarak senin için adım adım çözümleyelim. Haydi başlayalım!
ETKİNLİK Sorusu
Peygamberimizin (s.a.v.) “Ey amca! Allah’a yemin ederim ki Güneş’i sağ elime Ay’ı sol elime koysalar yine de davamdan dönmem.” sözünü İslam davasındaki samimiyeti ve kararlılığı açısından yorumlayınız.
Çözüm:
Bu soru, Peygamber Efendimizin ne kadar inanmış ve kararlı olduğunu anlamamızı istiyor. Gel, bu güzel sözü birlikte inceleyelim:
Adım 1: Sözün Anlamını Kavrayalım
“Güneş’i sağ elime, Ay’ı sol elime koysalar…”
Düşünsene, birine Güneş’i ve Ay’ı vermek mümkün mü? Elbette değil. Peygamberimiz burada, “Bana dünyadaki en değerli, en imkânsız şeyleri bile verseniz, bana tüm dünyanın zenginliğini ve gücünü teklif etseniz bile…” demek istiyor. Bu, bir şeyin imkansızlığını ve büyüklüğünü anlatan çok güçlü bir ifadedir.
Adım 2: Samimiyet Açısından Yorumlayalım
Bu söz, Peygamberimizin davasındaki samimiyetini gösterir. Yani o, bu yola zengin olmak, lider olmak ya da kişisel bir çıkar elde etmek için çıkmamıştı. Eğer amacı bunlar olsaydı, müşriklerin kendisine sunduğu teklifleri (liderlik, zenginlik gibi) kabul eder ve davasından vazgeçerdi. Ancak o, dünyanın en büyük zenginliklerini bile elinin tersiyle iteceğini söyleyerek, amacının sadece ve sadece Allah’ın dinini anlatmak olduğunu ne kadar içten bir şekilde istediğini göstermiştir. Kalbinde zerre kadar şüphe veya başka bir niyet yoktu.
Adım 3: Kararlılık Açısından Yorumlayalım
Bu söz, aynı zamanda onun ne kadar kararlı olduğunun en büyük kanıtıdır. Karşısına çıkan zorluklar, baskılar, teklifler… Hiçbiri onu yolundan döndürememiştir. “…yine de davamdan dönmem.” demesi, ne olursa olsun bu yolda yürümeye devam edeceğini, asla pes etmeyeceğini gösterir. Bu, tıpkı bir sporcunun şampiyon olmak için tüm zorluklara göğüs germesi ve asla antrenmanı bırakmaması gibi bir kararlılıktır. Peygamberimizin kararlılığı ise çok daha büyük bir amaç içindi.
Sonuç:
Kısacası, Peygamber Efendimizin bu sözü; onun İslam davasına olan inancının sarsılmazlığını, bu yoldaki içtenliğini ve samimiyetini ve önüne çıkabilecek en büyük engeller veya en cazip teklifler karşısında bile asla pes etmeyecek olan kararlılığını anlatan muhteşem bir ifadedir.
DÜŞÜNELİM – HAZIRLANALIM Sorusu
İslam tarihinde ilk hicret nereye yapılmıştır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını metin ve haritadan kolayca bulabiliriz. Hadi adım adım gidelim.
Adım 1: Metni İnceleyelim
Sorunun hemen altındaki metinde şu cümle geçiyor: “Bir gün Allah Resulü (s.a.v.), Müslümanlardan isteyenlerin Habeşistan’a (bugünkü adıyla Etiyopya) hicret edebileceğini söyledi.” Bu cümle bize ilk hicretin nereye yapıldığını açıkça belirtiyor.
Adım 2: Neden Hicret Edildi?
Mekke’deki müşrikler, Müslümanlara çok büyük eziyetler, baskılar ve şiddet uyguluyorlardı. Müslümanlar dinlerini özgürce yaşayamıyor, can güvenlikleri tehlikedeydi. Peygamberimiz de onların bu zor durumuna çok üzülüyordu ve daha güvenli bir yere gitmelerini istedi.
Adım 3: Neden Habeşistan Seçildi?
Peygamberimiz, Habeşistan’ı özellikle seçmişti. Çünkü o dönemde Habeşistan’ın başında Necaşi Ashame adında adaletli bir Hristiyan kral vardı. Peygamberimiz, onun ülkesinde kimseye haksızlık yapılmayacağını biliyordu ve Müslümanların orada güvende olacağına inanıyordu. Bu yüzden ilk hicret için Habeşistan’ı işaret etmiştir.
Sonuç:
İslam tarihinde ilk hicret, Mekke’deki Müslümanların gördükleri zulümden kurtulup dinlerini daha rahat yaşayabilmek için Habeşistan’a (bugünkü Etiyopya) yapılmıştır.