6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları FCM Yayıncılık Sayfa 97
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir ödevle karşı karşıyayız! Peygamber Efendimizin hayatıyla ilgili bu önemli konuları öğrenmek çok güzel. Gel, şimdi bu soruları bir öğretmeninin sana anlatacağı gibi, adım adım ve anlaşılır bir şekilde birlikte çözelim. İşte cevaplar:
1. Peygamberimiz (s.a.v.), İslam’a davetine niçin en yakınlarından başlamıştır? Açıklayınız.
Sevgili öğrencim, Peygamber Efendimizin İslam’ı anlatmaya en yakınlarından başlamasının çok mantıklı ve sevgi dolu sebepleri var. Düşünsene, çok güzel ve önemli bir haber aldığında bunu ilk kiminle paylaşırsın? Tabii ki en çok sevdiğin, güvendiğin ailen ve dostlarınla!
- Adım 1: Güven ve Destek: Peygamberimiz, peygamberlik gibi çok büyük ve zorlu bir görevi üstlenmişti. Bu yolda ona ilk inanacak, destek olacak ve güç verecek kişiler tabii ki onu en iyi tanıyan, dürüstlüğünden ve güzel ahlakından emin olan en yakınlarıydı. Eşi Hz. Hatice, en yakın arkadaşı Hz. Ebubekir, amcasının oğlu Hz. Ali ve yardımcısı Hz. Zeyd’in ilk Müslümanlar olması, ona büyük bir moral ve güç vermiştir.
- Adım 2: Allah’ın Emri: Ayrıca bu durum, Yüce Allah’ın bir emriydi. Kur’an-ı Kerim’de Allah, Peygamberimize “Önce en yakın akrabanı uyar.” (Şuarâ suresi, 214. ayet) diye buyurmuştur. Peygamberimiz de bu emre uyarak davetine ailesinden başlamıştır.
Kısacası, hem en zor zamanlarında yanında olacak bir destek grubu oluşturmak hem de Allah’ın emrini yerine getirmek için davetine en yakınlarından başlamıştır.
2. Hz. Peygamber (s.a.v.), İslam’ı Mekke’de yayarken ne gibi zorluklarla karşılaşmıştır? Bilgi veriniz.
Peygamberimiz ve ilk Müslümanlar, Mekke’de İslam’ı anlatırken gerçekten çok büyük zorluklar yaşadılar. Mekke’nin ileri gelenleri, yani müşrikler, kendi düzenlerinin ve putlara dayalı inançlarının bozulmasını istemiyorlardı. Bu yüzden Müslümanlara her türlü eziyeti yaptılar.
- Alay ve Hakaret: Peygamberimize “büyücü”, “sihirbaz”, “deli” gibi kötü sözler söylediler. Onunla ve ayetlerle sürekli alay ettiler.
- Fiziksel Şiddet: Özellikle köle ve fakir olan Müslümanlara çok eziyet ettiler. Örneğin, Hz. Bilal-i Habeşi kızgın kumlara yatırılıp üzerine büyük taşlar konuldu. Yasir ailesi şehit edildi. Peygamberimiz namaz kılarken üzerine deve işkembesi atıldı.
- Sosyal ve Ekonomik Boykot: Müslümanları toplumdan dışlamak için onlarla her türlü ilişkiyi kestiler. 3 yıl süren bu boykotta Müslümanlarla alışveriş yapmayı, kız alıp vermeyi yasakladılar. Müslümanlar bu dönemde çok büyük açlık ve sıkıntı çektiler.
3. İsrâ ve Miraç Olayı ne demektir? Açıklayınız.
İsrâ ve Miraç, Peygamber Efendimizin en büyük mucizelerinden biridir ve onun için büyük bir teselli olmuştur. Bu olayı iki aşamada düşünebiliriz:
- Adım 1: İsrâ (Gece Yürüyüşü): İsrâ, “gece yürüyüşü” demektir. Yüce Allah, Peygamberimizi bir gece Mekke’deki Mescid-i Haram’dan (Kâbe’nin olduğu yer) Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürmüştür. Bu, çok kısa bir sürede gerçekleşen mucizevi bir yolculuktur.
- Adım 2: Miraç (Yükseliş): Miraç ise “yükselme, merdiven” anlamına gelir. Peygamberimiz, Mescid-i Aksa’dan Cebrail (a.s.) ile birlikte göğün katmanlarına yükselmiş ve Yüce Allah’ın huzuruna çıkmıştır. Bu yükseliş sırasında cenneti, cehennemi ve pek çok ilahi sırrı görmüştür. Beş vakit namaz da bize Miraç gecesinde hediye edilmiştir.
Bu olay, Peygamberimizin en sevdiği eşi Hz. Hatice’yi ve amcası Ebu Talib’i kaybettiği “Hüzün Yılı”ndan sonra ona ilahi bir teselli ve müjde olmuştur.
4. Peygamberimiz (s.a.v.) ve Müslümanlar niçin Medine’ye hicret etmişlerdir? Belirtiniz.
Hicret, basit bir taşınma olayı değil, İslam tarihi için bir dönüm noktasıdır. Müslümanların Mekke’den Medine’ye göç etmesinin temel sebebi şudur:
Adım 1: Mekke’deki Baskıların Artması: Yukarıdaki soruda da bahsettiğimiz gibi, Mekke’deki müşriklerin Müslümanlara yaptığı zulüm, baskı ve işkenceler artık dayanılmaz bir hal almıştı. Müslümanların can ve mal güvenlikleri kalmamıştı. Dinlerini özgürce yaşayamıyorlardı.
Adım 2: Medine’den Gelen Davet: Tam bu zorlu dönemde, Medine’den (o zamanki adıyla Yesrib) gelen bir grup insan Akabe denilen yerde Peygamberimizle görüşüp Müslüman oldu. Peygamberimizi ve diğer Müslümanları şehirlerine davet ettiler. Onları koruyacaklarına ve İslam’ı özgürce yaşayabilecekleri bir ortam sunacaklarına söz verdiler. Bu davet, Müslümanlar için bir umut ışığı oldu.
Yani, dinlerini özgürce yaşayabilecekleri, can güvenliklerinin olacağı ve İslam devletinin temellerini atabilecekleri bir yer buldukları için Allah’ın izniyle Medine’ye hicret etmişlerdir.
5. Mescid-i Nebi’nin, Peygamberimiz (s.a.v.) döneminde ne gibi sosyal işlevleri vardı? Belirtiniz.
Mescid-i Nebi, yani “Peygamber Mescidi”, sadece namaz kılınan bir yer değildi. O dönemde adeta bir hayat merkeziydi. Birçok önemli iş burada görülürdü.
- İbadet Merkezi: En temel görevi, Müslümanların bir araya gelip cemaatle namaz kıldığı bir ibadethaneydi.
- Eğitim Merkezi (Okul): Mescidin bitişiğinde “Suffe” adı verilen bir bölüm vardı. Burada kalan yoksul ve kimsesiz sahabeler, doğrudan Peygamberimizden eğitim alırlardı. Burası İslam’ın ilk yatılı okulu sayılabilir.
- Devlet Yönetim Merkezi: Peygamberimiz, devletle ilgili önemli kararları burada sahabelerle konuşur (istişare eder), yabancı elçileri burada kabul ederdi.
- Adalet Merkezi (Mahkeme): İnsanlar arasındaki anlaşmazlıklar ve davalar burada çözüme kavuşturulurdu.
- Sosyal Yardımlaşma Merkezi: Zekât ve sadakalar burada toplanır, ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı. Misafirler ve yoksullar burada ağırlanırdı.
6. Hz. Muhammed (s.a.v.), Medine’de sosyal barışı sağlamak için ne gibi çalışmalar yapmıştır? Bilgi veriniz.
Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde orada farklı gruplar vardı: Mekke’den göç eden Müslümanlar (Muhacirler), Medineli Müslümanlar (Ensar) ve Yahudi kabileleri. Bu kadar farklı grubu bir arada barış içinde yaşatmak için Peygamberimiz çok zekice adımlar attı.
- Kardeşlik Antlaşması (Muâhât): İlk olarak, Mekke’den her şeyini bırakıp gelen Muhacirler ile Medineli Ensar arasında bir “kardeşlik” kurdu. Her bir Ensar’ı, bir Muhacir ile kardeş ilan etti. Medineli kardeşler, Mekkeli kardeşleriyle evlerini, yiyeceklerini, tarlalarını, her şeylerini paylaştılar. Bu, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneğidir.
- Medine Sözleşmesi: Peygamberimiz, Medine’de yaşayan tüm grupların (Müslümanlar, Yahudiler vb.) hak ve sorumluluklarını belirleyen bir anayasa hazırladı. Bu sözleşme ile herkesin dinini özgürce yaşayabileceği, can ve mal güvenliğinin olacağı garanti altına alındı. Şehre bir saldırı olursa hep birlikte savunma yapacakları kararlaştırıldı. Bu sözleşme, farklı inançtan insanların bir arada nasıl barış içinde yaşayabileceğinin en güzel örneğidir.
7. Bedir Savaşı’nın başlıca sonuçları nelerdir? Belirtiniz.
Bedir Savaşı (624), Müslümanların Mekkeli müşriklerle yaptığı ilk büyük savaştır ve sonuçları İslam tarihi için çok önemlidir.
- Müslümanların İlk Büyük Zaferi: Sayıca ve silahça çok daha az olmalarına rağmen Müslümanlar, Allah’ın yardımıyla büyük bir zafer kazandılar. Bu zafer, Müslümanların moralini çok yükseltti.
- İslam’ın Gücü Kanıtlandı: Bu savaşla birlikte Müslümanlar, artık Arap Yarımadası’nda dikkate alınması gereken siyasi ve askeri bir güç olduklarını ispatladılar.
- Mekkeli Müşriklerin Liderleri Öldürüldü: Ebu Cehil gibi İslam’ın en azılı düşmanlarından birçoğu bu savaşta öldürüldü. Bu durum, Mekkelilerin gücünü zayıflattı.
- Esirlere Uygulanan Muamele: Savaşta alınan esirlere çok iyi davranıldı. Okuma yazma bilen esirler, 10 Müslüman çocuğa okuma yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakıldı. Bu, Peygamberimizin eğitime ne kadar önem verdiğini gösteren harika bir örnektir.
Umarım tüm cevaplar anlaşılır olmuştur. Bu konuları tekrar etmeyi unutma. Başarılar dilerim!