6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları FCM Yayıncılık Sayfa 12
Harika bir çalışma sayfası! Hemen bir öğretmen gözüyle bu soruları analiz edip sana en anlaşılır şekilde açıklayayım.
ETKİNLİK
Soru: Yukarıdaki ayetlerin anlamını, Allah’ın (c.c.) insanlara peygamber göndermesinin önemi ve faydası açısından sınıfınızda değerlendiriniz.
Merhaba sevgili öğrencim, gel birlikte bu güzel ayetlerin bize ne anlatmak istediğini adım adım inceleyelim. Bu etkinlik, bizden Allah’ın neden peygamberler gönderdiğini ve bunun biz insanlar için ne kadar önemli olduğunu düşünmemizi istiyor.
“Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki peygamberlerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nisâ suresi, 165. ayet)
“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah; müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.” (Âl-i İmrân suresi, 164. ayet)
Çözüm:
Adım 1: İlk Ayeti Anlayalım (Nisâ suresi, 165. ayet)
Bu ayette anahtar kelimeler “müjdeleyiciler”, “uyarıcılar” ve “bahaneleri olmasın”. Ne demek istiyor, biliyor musun? Allah, peygamberleri bize doğru yolu göstermeleri için gönderdi. Peygamberler, iyi ve doğru şeyler yapanların cennetle müjdeleneceğini, kötü ve yanlış yolda olanların ise cehennemle uyarılacağını anlatırlar. Böylece kıyamet gününde hiç kimse, “Ya Rabbi, ben doğruyu yanlışı bilmiyordum, bana kimse söylemedi” gibi bir bahane öne süremez. Yani peygamberler, Allah’ın bizlere uzattığı bir yardım eli, bir rehberdir.
Adım 2: İkinci Ayeti Anlayalım (Âl-i İmrân suresi, 164. ayet)
Bu ayette ise peygamberlerin görevleri daha detaylı anlatılıyor: “ayetlerini okuyan”, “kendilerini temizleyen” ve “kitap ve hikmeti öğreten”. Bu, peygamberlerin birer öğretmen gibi olduğunu gösterir. Onlar;
- Allah’ın mesajlarını (ayetlerini) bize iletirler.
- Kötü alışkanlıklardan, yanlış inançlardan arınmamıza (temizlenmemize) yardımcı olurlar.
- Bize kutsal kitapları ve hayatın derin anlamını (hikmeti) öğretirler.
Ayetin sonunda “onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler” denmesi, peygamberler gelmeden önce insanların ne kadar büyük bir karmaşa ve bilgisizlik içinde olduğunu vurgular.
Sonuç:
Bu iki ayeti birleştirdiğimizde anlıyoruz ki, Allah’ın peygamber göndermesinin önemi ve faydası şunlardır:
- İnsanları iyi ile kötü, doğru ile yanlış konusunda bilgilendirerek onlara rehberlik etmek.
- İnsanların Allah’a karşı “bilmiyorduk” bahanesini ortadan kaldırmak.
- İnsanlara Allah’ın mesajlarını öğretmek ve onları manevi olarak temizleyip daha iyi insanlar olmalarını sağlamak.
- Toplumları cehaletten ve karmaşadan kurtarıp, ilim ve hikmetle aydınlatmak.
Kısacası, peygamberler bizim için karanlıkta yolumuzu aydınlatan birer fener gibidir. Onlar olmasaydı, doğru yolu bulmamız çok zor olurdu.
DÜŞÜNELİM – HAZIRLANALIM
Soru: Yukarıdaki ayetler, peygamberlerin özellikleri hakkında sizlere nasıl bir fikir vermektedir?
“Kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: (Allah’a karşı gelmekten) Sakınmaz mısınız? Bilin ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” (Şuarâ suresi, 124, 125. ayetler)
“Kitap’ta İbrahim’i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.” (Meryem suresi, 41. ayet)
Çözüm:
Haydi şimdi de bu ayetlerde peygamberlerin hangi güzel özelliklerinin altı çizilmiş, ona bakalım. Bu ayetler, peygamberlerin kişilikleri hakkında bize çok önemli ipuçları veriyor.
Adım 1: Hz. Hûd ile İlgili Ayeti İnceleyelim (Şuarâ suresi, 124-125. ayetler)
Bu ayette Hz. Hûd, kavmine seslenirken kendisini “güvenilir bir elçiyim” diye tanıtıyor. Buradaki en önemli kelime “güvenilir” olmasıdır. Bu, peygamberlerin en temel özelliklerinden biri olan Emanet sıfatına işaret eder. Emanet, güvenilir olmak demektir. İnsanlar, Allah’tan gelen mesajı kendilerine getiren kişinin yalan söylemeyeceğinden, kendilerini aldatmayacağından ve getirdiği mesaja ihanet etmeyeceğinden emin olmalıydılar. Bu yüzden Allah, peygamberlerini her zaman toplumun en güvenilir insanları arasından seçmiştir.
Adım 2: Hz. İbrahim ile İlgili Ayeti İnceleyelim (Meryem suresi, 41. ayet)
Bu ayette ise Hz. İbrahim için “son derece dürüst bir kimse” ifadesi kullanılıyor. Buradaki anahtar kelime ise “dürüst” olmaktır. Bu da peygamberlerin bir diğer önemli özelliği olan Sıdk sıfatını bize gösterir. Sıdk, doğru sözlü ve dürüst olmak demektir. Peygamberler asla yalan söylemezler. Her zaman, her koşulda doğruyu söylerler. Zaten dürüst olmayan birinin Allah’ın elçisi olduğuna kimse inanmazdı, değil mi?
Sonuç:
Bu iki ayet bize peygamberlerin sahip olduğu iki çok temel özelliği öğretmektedir:
- Güvenilir Olmak (Emanet): Onlara her konuda güvenebiliriz.
- Dürüst ve Doğru Sözlü Olmak (Sıdk): Asla yalan söylemezler ve her zaman doğruyu savunurlar.
Bu özellikler, onların Allah’ın mesajını insanlara en doğru ve eksiksiz şekilde ulaştırabilmeleri için olmazsa olmazdır.