7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Gün Yayınları Sayfa 114
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle kitabımızdaki etkinlikleri birlikte yapacağız. Bu etkinlikler, bize Mevlana Celaleddin Rumi’nin ne kadar değerli düşüncelere sahip olduğunu bir kez daha gösterecek. Haydi başlayalım!
ETKİNLİK 1
Soru: İnsanlar arasında ayrım yapmanın zararları nelerdir? Sınıfınızda tartışınız.
Sevgili çocuklar, metinde de okuduğumuz gibi Mevlana, Yüce Allah’ın tüm insanları değerli ve özel yarattığını söyler. Bu yüzden hiç kimse bir diğerinden üstün değildir. Herkes sevgi ve saygıyı hak eder. Eğer insanlar arasında ayrım yaparsak, yani birilerini renginden, dilinden, düşüncesinden veya başka bir özelliğinden dolayı dışlarsak, bunun çok kötü sonuçları olur.
Peki, nedir bu zararlar? Gelin birlikte düşünelim:
- Kalpler Kırılır: Bir arkadaşımızı dışladığımızda veya ona farklı davrandığımızda onun kalbini kırmış oluruz. Bu, o kişiyi çok üzer ve kendisini değersiz hissetmesine neden olur.
- Toplumda Huzur Kalmaz: Ayrımcılık, insanlar arasına kin, nefret ve düşmanlık gibi kötü duygular sokar. Bu da toplumdaki barış ve huzur ortamını bozar, kavgalara ve anlaşmazlıklara yol açar.
- Güven Ortamı Yok Olur: İnsanlar birbirine güvenmekte zorlanır. Herkes birbirine “Acaba o da benim hakkımda kötü düşünüyor mu?” diye şüpheyle bakmaya başlar.
- Adaletsizlik Ortaya Çıkar: Herkese eşit ve adil davranılmadığı için haksızlıklar yaşanır. Bu da toplumun temelini sarsar.
Unutmayalım ki, hepimiz bir bütünün parçalarıyız. Birbirimize sevgi ve saygıyla yaklaştığımızda daha mutlu ve huzurlu bir dünyada yaşarız.
ETKİNLİK 2
Soru: Mevlana’nın yukarıdaki sözünün anlamını yorumlayınız ve düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
“Güneş gibi ol, şefkatte, merhamette,
Gece gibi ol, ayıpları örtmede,
Akarsu gibi ol, keremde, cömertlikte
Toprak gibi ol, tevazuda, mahviyette
Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”
Mevlana’nın bu harika sözü, bize nasıl daha iyi bir insan olabileceğimiz konusunda doğadan örnekler vererek yol gösteriyor. Haydi bu öğütleri adım adım inceleyelim.
Adım 1: “Güneş gibi ol, şefkatte, merhamette”
Güneş’i bir düşünün çocuklar. O, ışığını ve sıcaklığını “bu iyi, bu kötü” diye ayırmadan herkesin ve her şeyin üzerine eşit bir şekilde gönderir. İşte Mevlana da bize diyor ki; siz de şefkatinizde ve merhametinizde Güneş gibi olun. Kimseyi ayırt etmeden, herkese karşı sevgi dolu ve anlayışlı olun.
Adım 2: “Gece gibi ol, ayıpları örtmede”
Gece olduğunda karanlık her yeri kaplar ve etraftaki kusurları, dağınıklığı gizler. Bizden de arkadaşlarımızın veya başka insanların hatalarını, kusurlarını bir gece gibi örtmemiz isteniyor. Onların hatalarını başkalarına anlatıp yaymak yerine, kimsenin duymayacağı şekilde saklamalı ve onların utanmasını engellemeliyiz.
Adım 3: “Akarsu gibi ol, keremde, cömertlikte”
Bir akarsu hiç durmadan akar ve geçtiği her yere hayat verir, toprağı sular, canlıları besler. Bizim de cömertliğimiz ve iyiliğimiz bir akarsu gibi olmalı. Yani sürekli, karşılık beklemeden, elimizden geldiğince yardım etmeli, paylaşmalıyız. İyiliğimiz bir nehir gibi coşkun ve devamlı olmalı.
Adım 4: “Toprak gibi ol, tevazuda, mahviyette”
Toprak çok alçak gönüllüdür. Üzerinde gezeriz, binalar yaparız, o ise bize en güzel meyveleri, sebzeleri verir ve hiç şikâyet etmez, kendini övmez. İşte biz de toprak gibi mütevazı olmalıyız. Başarılarımızla kibirlenmemeli, her zaman alçak gönüllü davranmalıyız.
Adım 5: “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”
Bu son öğüt, aslında hepsini tamamlıyor. Mevlana burada bize dürüst olmamızı söylüyor. Yani içimiz neyse dışımızın da o olması gerektiğini, ikiyüzlü davranmamamız gerektiğini anlatıyor. İnsanları kandırmak için farklı davranmamalıyız. Düşündüğümüz, hissettiğimiz neyse, davranışlarımız da onu yansıtmalı. Kısacası, özü sözü bir insan olmalıyız.
Bu güzel öğütleri hayatımızda uygulamaya çalıştığımızda, hem kendimizle hem de çevremizdeki insanlarla daha barışık ve mutlu oluruz.