7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Gün Yayınları Sayfa 74
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla karşı karşıyayız! Gel, şimdi bu sayfadaki metni birlikte inceleyelim ve Hz. Salih (a.s.) kıssasından neler öğrenebileceğimize bakalım. Tıpkı bir dedektif gibi metindeki ipuçlarını takip edeceğiz. Hazır mısın?
Soru: Metni analiz edelim ve metinde anlatılanları öğrenelim.
Görseldeki metin, bize Hz. Salih peygamberi ve onun gönderildiği Semud kavmini anlatıyor. Metinde aslında doğrudan bir soru yok, ancak bizden metni ve ayetleri düşünmemiz isteniyor. Haydi adım adım bu güzel kıssayı anlayalım.
Adım 1: Girişteki Ayeti Anlayalım
Metnin başında İbrahim suresi, 9. ayetten bir bölüm var.
“Sizden öncekiler, Nûh, Âd ve Semûd kavimleriyle onlardan sonra gelenler hakkındaki bilgiler size ulaşmadı mı? Onları (tam olarak) ancak Allah bilir. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de ellerini ağızlarına götürüp getirerek ‘Biz size gönderilene inanmıyoruz, bizi kendisine çağırdığınız şeye karşı derin bir kuşku içindeyiz.’ dediler.”
Bu ayet bize ne anlatıyor biliyor musun? Geçmişte yaşamış bazı toplumların, Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmak yerine onlardan şüphe duyduklarını ve onları reddettiklerini anlatıyor. Bu, aslında Semud kavminin de hikayesinin bir özeti gibi. Onlar da kendilerine gelen peygambere karşı böyle bir tavır sergilemişler.
Adım 2: Semud Kavmi Nasıl Bir Toplumdu?
Metne göre Semud kavmi, Medine ile Şam arasındaki Hicr denilen bölgede yaşamış. En ilginç özellikleri neymiş biliyor musun? Kayaları oyarak kendilerine çok sağlam ve gösterişli evler yapmaları! Resimde de bu evlerin günümüzdeki halini görebilirsin. Gerçekten de çok usta zanaatkârlarmış.
Ayrıca toprakları çok verimliymiş. Lezzetli hurmaları, bereketli ürünleri varmış. Kısacası, zenginlik ve bolluk içinde, rahat bir hayat sürüyorlarmış.
Adım 3: Semud Kavminin Yaptığı Büyük Hata Neydi?
İşte en önemli kısım burası. Sahip oldukları bu zenginlik ve güç, bir süre sonra onları şımartmış. Kendilerine bu nimetleri verenin Yüce Allah (c.c.) olduğunu unutmuşlar.
- Onları yaratan Allah’ı unutup, kendi elleriyle taştan ve kayadan yonttukları putlara tapmaya başlamışlar.
- Yani, kendilerine hayat veren, rızık veren gerçek yaratıcı yerine; cansız, kendilerine hiçbir faydası ya da zararı olmayan heykellere tanrı diye tapmışlar. Bu, şirk koşmak demektir ve en büyük günahlardandır.
Adım 4: Hz. Salih’in (a.s.) Görevi ve Çağrısı
İşte tam bu sırada, Yüce Allah onlara kendi içlerinden biri olan Hz. Salih’i peygamber olarak göndermiş. Hz. Salih’in onlara yaptığı çağrı çok net ve basitti:
“…Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı ve sizi orada yaşattı. O hâlde ondan mağfiret isteyin sonra da ona tövbe edin. Çünkü Rabb’im (kullarına) çok yakındır, (dualarını) kabul edendir.” (Hûd suresi, 61. ayet)
Yani Hz. Salih onlara diyordu ki:
- “Bu putları bırakın, sadece sizi yaratan ve yaşatan tek Allah’a inanın.”
- “Yaptığınız bu büyük hatadan dolayı Allah’tan af dileyin ve O’na yönelin.”
- “Unutmayın, Allah size çok yakındır ve tövbelerinizi, dualarınızı her zaman duyar ve kabul eder.”
Sonuç ve Öğrenmemiz Gerekenler
Sevgili öğrencim, bu metinden çıkarmamız gereken çok önemli dersler var. Bazen sahip olduğumuz şeyler (başarı, para, güç) bizi şımartabilir ve bize bunları vereni unutturabilir. Semud kavminin hikayesi, bize sahip olduğumuz her nimet için şükretmemiz gerektiğini, asla kibirlenmememiz ve bizi yaratan Rabb’imizi unutmamamız gerektiğini öğreten harika bir örnektir. Peygamberlerin çağrısı ise her zaman insanları iyiliğe, doğruluğa ve tek olan Allah’a inanmaya davet etmektir.