4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 78
Harika bir soru! Gelin, bu güzel metni birlikte inceleyelim ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) o dönemdeki kişiliği ve toplumdaki yeri hakkında neler öğrenebileceğimize bakalım. Ben de Sosyal Bilgiler öğretmeniniz olarak size bu konuda yardımcı olacağım.
Soru: Yukarıdaki olay, Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) kişiliği ve toplumdaki konumu hakkında size nasıl bir fikir vermektedir?
Sevgili öğrenciler, bu soruyu cevaplamak için metinde anlatılan olayı adım adım analiz etmemiz gerekiyor. Bu olay, Peygamber Efendimiz henüz peygamber olmadan önce, 35 yaşındayken gerçekleşiyor. Bu yüzden onun zaten sahip olduğu güzel ahlakı ve toplumdaki yerini görmemiz açısından çok önemli.
Hadi başlayalım!
Adım 1: Ortadaki Sorunu Anlayalım
Metinde Kâbe’nin tamir edildiğini ve tamir bittikten sonra kutsal bir taş olan Hacerü’l-Esved‘in yerine konulması gerektiğini okuyoruz. Ancak Mekke’deki bütün kabileler bu şerefli görevi kendileri yapmak istiyor. Bu yüzden aralarında büyük bir anlaşmazlık çıkıyor, hatta neredeyse savaşacaklar. Yani ortada çok ciddi ve hassas bir kriz var.
Adım 2: Çözüm Önerisini ve Sonucunu Değerlendirelim
Kabileler, Kâbe’nin avlusuna ilk girecek kişiyi hakem olarak seçmeye karar veriyorlar. Ve o kişi kim oluyor? Tabii ki Hz. Muhammed (s.a.v.)! Onu gören herkes seviniyor ve “Bu güvenilir (emin) bir kimsedir. Onun vereceği karara razıyız.” diyorlar. Bu ifade, onun toplumda nasıl tanındığını bize gösteren sihirli bir cümle gibi, değil mi?
Adım 3: Peygamber Efendimizin Zekice Çözümünü İnceleyelim
Peygamberimiz sorunu dinledikten sonra hemen bir örtü istiyor. Hacerü’l-Esved’i bu örtünün üzerine koyuyor ve her kabileden bir kişinin örtünün ucundan tutmasını istiyor. Böylece taşı hep birlikte taşıyorlar. Son olarak da taşı kendi mübarek elleriyle yerine yerleştiriyor. Bu çözümle herkes mutlu oluyor ve büyük bir kavga önlenmiş oluyor.
Adım 4: Olaydan Çıkaracağımız Sonuçlar
İşte bu harika olaydan Peygamber Efendimizin (s.a.v.) kişiliği ve toplumdaki konumu hakkında şunları öğreniyoruz:
- Güvenilirliği: Herkesin ona “el-Emin” (Güvenilir) demesi ve onun hakemliğini sorgusuz sualsiz kabul etmesi, toplumda ne kadar güvenilir ve dürüst bir insan olarak tanındığını gösteriyor.
- Adaletli Oluşu: Hiçbir kabileyi diğerinden üstün tutmadı. Herkesin bu şerefe ortak olmasını sağlayarak ne kadar adaletli ve hakkaniyetli bir insan olduğunu kanıtladı.
- Zekâsı ve Pratikliği: Kılıçların çekilmek üzere olduğu bir anda, basit ama çok akıllıca bir çözüm buldu. Bu, onun ne kadar zeki ve sorun çözme odaklı olduğunu gösterir.
- Birleştirici ve Barışçıl Olması: Amacı kavga çıkarmak değil, kavgayı bitirmekti. İnsanları ayırmak yerine onları ortak bir amaç için birleştirdi. Bu onun barışçıl ve birleştirici karakterini ortaya koyuyor.
- Liderliği: Kriz anında durumu kontrol altına alıp herkesi memnun eden bir çözümle yönlendirmesi, onun doğuştan bir lider olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak;
Bu olay bize, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik görevi verilmeden önce bile Mekke toplumu tarafından son derece güvenilen, saygı duyulan, adaletli, zeki ve lider ruhlu bir kişi olarak tanındığını açıkça göstermektedir. O, toplumda çıkan sorunları çözebilen bir barış elçisi konumundaydı.