Dijital çağın sunduğu sınırsız bilgi akışı, bireyin zihinsel süreçlerini kökten dönüştürme potansiyeli taşıyor. Artık kütüphanelerin tozlu raflarında saatlerce gezinmek yerine, tek bir tıkla dünyanın dört bir yanındaki verilere anında erişebiliyoruz. Ne var ki bu "bilgi bolluğu", beraberinde bir "anlam kıtlığı" riski getirmiyor mu? Zira ekranlar arasında hızla gezinirken, bilginin derin katmanlarına nüfuz etme, metinlerle sahici bir diyalog kurma ve eleştirel bir süzgeçten geçirme alışkanlığımızı yitirme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bu durum, yüzeyselliği bir erdem haline getiren, bağlamdan kopuk enformasyon parçacıklarıyla yetinen bir düşünce yapısını beslemiyor mu?
Bu parçada dijital çağın bilgiye erişim kolaylığına dair dile getirilen eleştirel bakış açısı göz önüne alındığında, metnin asıl vurgulamak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kütüphanelerin ve geleneksel okuma yöntemlerinin tamamen işlevsiz hale geldiği.
B) Bilginin niceliğindeki artışın niteliği üzerindeki olumsuz etkileri ve derinlemesine düşünme becerilerindeki gerileme.
C) Dijitalleşmenin, bireylerin bilgiye ulaşma hızını artırırken, bilgiyi depolama kapasitelerini azalttığı.
D) Teknoloji kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar arasındaki sosyal etkileşimin azaldığı.

