C
Açıklama:
Bu LGS Türkçe sorusu, verilen metnin hangi anlatım biçimiyle yazıldığını ve bu anlatım biçimiyle okuyucuya hangi duygunun aktarılmak istendiğini bulmamızı istiyor.
Adım 1: Anlatım Biçimini Belirleme
Metni dikkatlice okuduğumuzda, "kadim bir nehir gibi akıp giden zaman", "kıyılarında nice medeniyetleri yeşertip sonra sessizce silip süpürmüştür", "geri dönülmesi imkânsız bir yolculuğun adımıdır", "yaşanmışlıkların tortusunu dibine çökerten bir kum saati tanesidir", "coşkun akıntının içinde savrulan bir yaprak misali", "varoluşun girdabında anlam arar", "geçmişin gölgesi, geleceğin belirsizliğiyle dans ederken şimdiki an, avuçlarımızdan kayıp giden bir su gibi" gibi ifadeler görüyoruz. Bu ifadeler, somut varlıkları (nehir, yaprak, kum saati) soyut bir kavram olan zamanı anlatmak için kullanıyor. Bu tür benzetmeler ve semboller, felsefi düşünceleri ifade etmek için kullanılan metaforlardır.
Dolayısıyla anlatım biçimi "metaforlarla zenginleştirilmiş felsefi sorgulama"dır.
Adım 2: Temel Duyguyu Belirleme
Metin, zamanın geçiciliğini, insanın bu akış içinde yalnızlığını ve anlam arayışını vurguluyor. Zamanın geri dönülmezliği, şimdiki anın kaybolup gitmesi, insanın varoluşsal sorgulamaları, okuyucuda bir hüzün ve düşünme isteği uyandırıyor. Bu, varoluşun geçiciliği karşısında duyulan hüzün ve tefekkür duygusudur.
Adım 3: Seçenekleri Değerlendirme
- A) Betimleyici anlatım ve geçmişe özlem: Metin betimleme yapıyor ama asıl vurgu bu değil. Geçmişe özlemden çok zamanın genel etkisine odaklanılmış.
- B) Öğretici ve açıklayıcı dil ve zamanın değerini bilme: Metin bir ders verir gibi değil, daha çok sorgulatıyor.
- C) Metaforlarla zenginleştirilmiş felsefi sorgulama ve varoluşun geçiciliği karşısında duyulan hüzün ve tefekkür: Bu, metnin hem anlatım biçimiyle hem de uyandırdığı duyguyla en iyi örtüşen seçenektir.
- D) Didaktik ve uyarıcı üslup ve geleceğin belirsizliğinden kaynaklanan endişe: Metin uyarıcı değil, daha çok düşündürücü. Endişe yerine daha çok bir sorgulama ve hüzün hakim.
