A
Açıklama:
Sevgili LGS öğrencisi, bu soru kader ve tevekkül konularını çok güzel özetleyen bir durumla ilgili. Gelin, adım adım inceleyelim:
Önce Temel Kavramları Anlayalım:
1. Kader: Allah'ın her şeyi, her olayı, ne zaman, nerede ve nasıl olacağını sonsuz ilmiyle önceden bilmesi ve takdir etmesidir. Ancak bu, bizim ne yapacağımızın zorunlu olarak belirlendiği anlamına gelmez. Allah bizim özgür irademizle yapacağımız seçimleri de bilir.
2. Tevekkül: Bir iş için elimizden gelen her türlü çabayı gösterdikten, gerekli tüm önlemleri aldıktan sonra, sonucunu Allah'a bırakmak, O'na güvenmek ve teslim olmaktır. "Önce deveyi bağla, sonra Allah'a tevekkül et" hadisi bu durumu çok güzel açıklar.
3. Cüzi İrade: İnsana verilen sınırlı seçme ve yapma özgürlüğüdür. Ne yiyeceğimiz, hangi okula gideceğimiz, ders çalışıp çalışmayacağımız gibi konularda kendi irademizle seçimler yaparız. Bu seçimlerden de sorumlu oluruz.
4. Külli İrade: Allah'ın sınırsız, mutlak ve her şeyi kuşatan iradesidir. Evrendeki her şey O'nun izni ve dilemesiyle gerçekleşir. İnsan iradesi (cüzi irade) külli iradenin içinde yer alır ve ona bağlıdır.
Sorudaki Durumu Değerlendirelim:
Sorudaki kişi hastalığı için elinden gelen her şeyi yapmış:
- Doktorların önerdiği ilaçları düzenli kullanmış (Maddi çaba, bilimsel nedenlere sarılma)
- Beslenmesine dikkat etmiş (Maddi çaba, tedbir alma)
- Fiziksel egzersizlerini aksatmamış (Maddi çaba, bedenine özen gösterme)
- Sürekli dua etmiş (Manevi çaba, Allah'a sığınma)
Yani bu kişi, kendi cüzi iradesini kullanarak hastalığına karşı tüm maddi ve manevi çabalarını eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş. Bu, tevekkülün ilk ve en önemli adımıdır.
Ancak tüm bu çabalara rağmen hastalığı ilerlemeye devam etmiş. İşte bu nokta, külli iradenin yani Allah'ın takdirinin devreye girdiği yerdir. İnsan çabalar, ama sonucun ne olacağını en nihayetinde Allah takdir eder.
Çevresindekilerin "Sen elinden geleni yaptın, gerisi Allah'ın takdiri" demesi de tam olarak bu durumu özetliyor. Bu, "Sen üzerine düşeni yaptın, şimdi sonucunu Allah'a bırak, O'na güven" demektir ki bu da tevekkülün özüdür.
Şimdi Seçeneklere Bakalım:
- A) Gerçek tevekkül, kişinin tüm maddi ve manevi çabalarını eksiksiz yerine getirdikten sonra, elde edilecek sonucun tamamen ilahi iradeye ait olduğunu bilerek, neticeyi kaygı ve şüphe duymadan kabullenmesidir.
- Bu seçenek, yukarıda anlattığımız her şeyi tam olarak karşılıyor. Kişinin gösterdiği "tüm maddi ve manevi çabalar" (ilaç, beslenme, egzersiz, dua) ve ardından "sonucun ilahi iradeye ait olduğunu bilerek, kaygı ve şüphe duymadan kabullenmek" (hastalığın ilerlemesine rağmen Allah'ın takdirine razı olmak) gerçek tevekkülün tanımıdır. Bu, hem cüzi iradenin kullanımını hem de külli iradeye teslimiyeti en doğru şekilde ifade eder.
- B) Kader, insanın eylemlerini belirleyen mutlak bir yazgı olmayıp, ilahi bilginin sonsuzluğunun bir tezahürüdür; bu nedenle hastalık gibi durumlar, kişinin iradesinin değil, ilahi takdirin bir sonucudur.
- İlk kısım kaderin doğru tanımıdır. Ancak "hastalık gibi durumlar, kişinin iradesinin değil, ilahi takdirin bir sonucudur" kısmı eksiktir. Hastalık evet ilahi takdirin bir sonucudur ama insan kendi iradesiyle hastalığına karşı çaba gösterir. Bu seçenek tevekkülün "çaba gösterme" kısmını göz ardı eder, sadece sonuca odaklanır.
- C) Çaba göstermeksizin sadece dua etmek tevekkül sayılmazken, gösterilen çabanın sonucunun olumsuz olması durumunda, bu durumun bir imtihan olduğu ve ilahi hikmetin sorgulanmaması gerektiği anlayışı tevekkülün özünü oluşturur.
- İlk kısım doğru ("çaba göstermeksizin sadece dua etmek tevekkül sayılmaz"). İkinci kısım da doğru bir bakış açısıdır; olumsuz sonuç bir imtihan olabilir ve Allah'ın hikmeti sorgulanmaz. Ancak A seçeneği, tevekkülün sürecini (çaba + teslimiyet) daha kapsamlı ve net bir şekilde açıklar. C seçeneği, A'nın bir parçası gibidir ama A kadar bütüncül değildir.
- D) İnsan, cüzi iradesiyle sadece sebep-sonuç ilişkileri içinde hareket edebilir; ancak nihai sonucu belirleyen külli irade olduğundan, hastalığın ilerlemesi gibi durumlar, insanın acizliğinin ve Allah'a tam teslimiyetinin bir göstergesidir.
- Bu seçenek de doğru bilgiler içeriyor. İnsan cüzi iradesiyle sebep-sonuç ilişkisi içinde hareket eder ve nihai sonuç Allah'ın külli iradesine bağlıdır. Hastalığın ilerlemesi insanın acizliğini ve Allah'a teslimiyeti gösterir. Ancak bu seçenek de tevekkülün "aktif çaba" kısmını yeterince vurgulamadan daha çok "teslimiyet" ve "acizlik" yönüne odaklanır. Oysa tevekkül, bu teslimiyetten önce gelen yoğun çabayı da içerir.
Bu yüzden, sorudaki kişinin gösterdiği tüm çabaları (cüzi irade) ve ardından gelen kaderi kabullenmeyi (külli iradeye teslimiyet) en doğru ve eksiksiz şekilde açıklayan seçenek A'dır.
