7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Gün Yayınları Sayfa 110
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle kitabımızdaki çok anlamlı bir etkinliği birlikte yapacağız. Biliyorsunuz, İslam düşüncesinde önemli izler bırakmış büyüklerimiz var. Hoca Ahmet Yesevi de onlardan biri. Gelin şimdi onun bize ne öğütlediğini anlamaya çalışalım.
ETKİNLİK
“Sünnet imiş, kâfir de olsa incitme sen,
Huda bizardır, katı yürekli gönül incitenden
Allah şahit, öyle kula hazırdır cehennem.”
Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet, s. 72.
bizar: Tedirgin, bezmiş, usanmış, bezginlik getirmiş.
Huda: Allah.
Ahmet Yesevi’nin yukarıdaki sözün anlamını sınıfınızda değerlendiriniz.
Haydi gelin bu güzel ve bir o kadar da önemli sözü adım adım inceleyelim ve ne anlama geldiğini birlikte çözelim.
Adım 1: Şiiri Mısra Mısra Anlayalım
Öncelikle Hoca Ahmet Yesevi’nin bu üç mısrasında bize ne söylediğini kelime kelime anlamaya çalışalım.
- “Sünnet imiş, kâfir de olsa incitme sen,”
Bu ilk mısrada Ahmet Yesevi bize çok evrensel bir mesaj veriyor. “Sünnet” kelimesi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) davranışları, sözleri ve öğütleri demektir. Yani diyor ki, “Karşındaki kişi inançsız (kâfir) bile olsa, onu incitmemek, kalbini kırmamak Peygamberimizin yoludur, onun bize öğrettiği güzel bir davranıştır.” Bu, İslam’ın insan sevgisine ve hoşgörüsüne ne kadar önem verdiğini gösteriyor. İnancı ne olursa olsun, hiç kimseye zarar vermememiz gerektiğini anlıyoruz. - “Huda bizardır, katı yürekli gönül incitenden”
Burada geçen “Huda” kelimesinin Allah anlamına geldiğini, “bizar” kelimesinin ise bezmiş, usanmış, razı olmayan demek olduğunu öğreniyoruz. “Katı yürekli” ise merhametsiz, acımasız insan demektir. O zaman bu mısra şunu anlatıyor: “Allah, katı kalpli olan ve başkalarının gönlünü kıran, onları inciten kimseden razı olmaz, ondan hoşnut olmaz.” Yani kalp kırmak, Allah’ın sevmediği bir davranıştır. - “Allah şahit, öyle kula hazırdır cehennem.”
Bu son mısra ise bir uyarı niteliğinde. Diyor ki, “Allah her şeyi görmektedir ve şahittir ki, bu şekilde davranan, yani insanların kalbini kıran kötü kullar için cehennem hazırdır.” Bu, kalp kırmanın ne kadar büyük bir günah olduğunu ve ahirette bunun bir karşılığı olacağını bize hatırlatıyor.
Adım 2: Şiirin Ana Fikrini Bulalım
Tüm bu mısraları birleştirdiğimizde Hoca Ahmet Yesevi’nin bize vermek istediği ana mesaj şudur:
İnsanları incitmek, onların kalbini kırmak, dinimizde çok büyük bir günahtır. Bu davranış, karşımızdaki kişinin inancına veya kim olduğuna bakılmaksızın yanlıştır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yolu, sevgi ve hoşgörü yoludur. Allah, merhametsiz ve katı kalpli insanları sevmez ve kalp kıranları ahirette cezalandırır.
Adım 3: Kendimize Ders Çıkaralım
Peki, biz bu güzel öğütten nasıl bir ders çıkarmalıyız?
- Arkadaşlarımızla, ailemizle, komşularımızla ve hatta tanımadığımız insanlarla konuşurken bile nazik olmalıyız.
- Kimsenin inancıyla, görünüşüyle veya düşüncesiyle alay etmemeliyiz.
- Birisine kızdığımızda bile öfkemizi kontrol etmeli, kırıcı sözler söylemekten kaçınmalıyız.
- Unutmamalıyız ki, bir gönül yapmak, bir kalp kazanmak çok zorken, bir kalbi kırmak bir anlık bir iş olabilir. Ama o kırık kalbin vebali çok büyüktür.
Sonuç:
Hoca Ahmet Yesevi, bu üç kısa mısra ile bize İslam ahlakının en temel ilkelerinden birini, yani insana saygı ve sevgiyi hatırlatmıştır. Dinimiz, sadece ibadetlerden ibaret değildir; aynı zamanda güzel ahlaklı olmaktır. Ve güzel ahlakın en önemli göstergelerinden biri de kimseyi incitmemektir.