4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Tutku Yayıncılık Sayfa 94
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Sosyal Bilimler öğretmeniniz. Bugün sizlerle ders kitabımızın 94. sayfasında yer alan çok anlamlı bir konuyu ve düşünmemizi isteyen o güzel soruyu birlikte ele alacağız. Haydi başlayalım!
Soru: Peygamberimiz (s.a.v.), Mekke’de insanlara İslam’ı anlatırken ne gibi zorluklar yaşamış olabilir?
Çözüm:
Bu önemli sorunun cevabını daha iyi anlayabilmek için o günlerin Mekke’sine bir yolculuk yapalım ve durumu adım adım düşünelim. Peygamberimiz (s.a.v.) İslam dinini tebliğ etmeye, yani insanlara anlatmaya başladığında, işi hiç de kolay değildi. Çünkü o zamanki toplumun yaşayışı ve inançları, İslam’ın getirdiği mesajlarla tamamen farklıydı.
Adım 1: Farklı İnanç Ortamı
O dönemde Mekke’de insanlar, bugün bizim inandığımız gibi tek bir Allah’a (c.c.) inanmıyorlardı. Bunun yerine, kendi elleriyle yaptıkları, taştan, tahtadan, çeşitli madenlerden heykellere, yani putlara tapıyorlardı. Kâbe’nin içi bile yüzlerce putla doluydu. İslamiyet’in ilk ve en temel mesajı ise “Allah’tan başka ilah yoktur.” ilkesiydi. Bu mesaj, onların atalarından beri süregelen inançlarına tamamen aykırıydı. İnsanların alıştıkları bir inancı bırakıp yepyeni bir dine yönelmeleri, Peygamberimizin karşılaştığı ilk ve en büyük zorluklardan biriydi.
Adım 2: Ekonomik Çıkarlar
Mekke, Kâbe ve içindeki putlar sayesinde büyük bir ticaret merkeziydi. Arabistan’ın dört bir yanından insanlar, bu putları ziyaret etmek için Mekke’ye gelir ve bu sırada da bolca alışveriş yaparlardı. Mekke’nin zengin ve güçlü liderleri, bu putperestlik düzeni sayesinde büyük paralar kazanıyorlardı. Peygamberimizin “Putlara tapmayın, tek bir Allah’a inanın.” demesi, onların ticaretini ve gelir kaynaklarını tehlikeye atıyordu. Bu yüzden kendi zenginliklerini ve güçlerini kaybetmekten korktular ve İslam’a şiddetle karşı çıktılar.
Adım 3: Eşitlik ve Adalet Anlayışı
İslam dini, tüm insanların eşit olduğunu, zengin ile fakirin, efendi ile kölenin Allah katında hiçbir üstünlüğünün olmadığını söylüyordu. Oysa o zamanki Mekke toplumunda insanlar kabilelerine göre birbirlerinden üstün görülüyordu ve kölelik sistemi çok yaygındı. Güçlü olanlar, zayıfları ve köleleri eziyordu. İslam’ın getirdiği bu eşitlik ve adalet mesajı, toplumun zengin ve güçlü kesiminin hiç hoşuna gitmedi. Çünkü bu durum, kurdukları adaletsiz düzeni temelinden sarsıyordu.
Adım 4: Gördüğü Baskılar ve Tepkiler
İşte tüm bu sebeplerden dolayı, Peygamberimiz (s.a.v.) ve ona inanan ilk Müslümanlar çok büyük sıkıntılar ve baskılarla yüzleşmek zorunda kaldılar. Bu zorlukları şöyle sıralayabiliriz:
- Alay ve Hakaret: İlk başlarda Peygamberimizi ciddiye almadılar, onunla dalga geçtiler. Ona ve getirdiği mesaja inanmadıklarını göstermek için “sihirbaz”, “şair”, “büyülenmiş” gibi yakışıksız sözler söylediler.
- İşkence ve Şiddet: Özellikle kimsesiz, fakir ve köle olan Müslümanlara çok eziyet ettiler. Örneğin, Hz. Bilal’in (r.a.) kızgın kumlara yatırılıp üzerine büyük kayalar konulması bu işkencelerden biridir. Peygamberimizin (s.a.v.) üzerine namaz kılarken deve işkembesi attılar, geçtiği yollara dikenler serptiler.
- Sosyal ve Ekonomik Boykot: Müslümanların sayısı artınca, Mekkeli müşrikler onlarla ve onları koruyan akrabalarıyla tüm ilişkilerini kestiler. 3 yıl süren bu boykot boyunca Müslümanlarla alışveriş yapmayı, kız alıp vermeyi, hatta konuşmayı bile yasakladılar. Bu dönemde Müslümanlar çok büyük açlık ve sefalet çektiler.
Kısacası, Peygamberimiz (s.a.v.) ve ilk Müslümanlar; kökleşmiş yanlış inançlara, haksızlığa dayalı sosyal düzene ve ekonomik çıkarlara karşı çıktıkları için alay, hakaret, iftira, işkence ve boykot gibi akla gelebilecek her türlü zorlukla mücadele etmişlerdir. Ancak onlar, tüm bu sıkıntılara rağmen büyük bir sabır ve kararlılıkla doğru bildikleri yolda yürümeye devam etmişlerdir.