4. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 127
Harika bir sayfa göndermişsin! Tam da derslerimizde konuştuğumuz, dünyamız için çok önemli bir konu. Hadi gel, bu sayfadaki bilgileri bir öğretmen gözüyle analiz edelim ve birlikte bazı soruları cevaplayalım. Unutma, amacımız sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda konuyu iyice anlamak.
Soru 1 (Fen Bilimleri): Görselde verilen atıklardan doğada en uzun sürede yok olan ile en kısa sürede yok olan atıklar hangileridir?
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için görseldeki “Ürünlerin Doğada Yok Oluş Süreleri” şemasına dikkatlice bakmamız gerekiyor. Bu şema, attığımız çöplerin doğada ne kadar uzun süre kaldığını gösteriyor ve bu gerçekten çok şaşırtıcı.
Adım 1: İlk olarak görseldeki tüm ürünleri ve yok olma sürelerini inceleyelim. Süreleri karşılaştırabilmek için hepsini aklımızda tutalım: Cam şişe (4000 yıl), Pet şişe (400 yıl), Çiklet (5 yıl), Kutu Kola (10 yıl), Sigara Filtresi (2 yıl), Plastik Malzeme (1000 yıl), Plastik Çakmak (100 yıl), Kâğıt/Gazete (3 ay), Alüminyum (100 yıl), Telefon Kartı (1000 yıl), Poliüretan (1000 yıl), Plastik Tabak (500 yıl).
Adım 2: Şimdi bu süreler arasındaki en büyük (en uzun) ve en küçük (en kısa) değeri bulalım. Sayılara baktığımızda 4000 yıl en büyük değer, 3 ay ise en küçük değer olarak görünüyor.
Sonuç:
Doğada en uzun sürede yok olan atık: Cam Şişe (4000 yıl)
Doğada en kısa sürede yok olan atık: Kâğıt, Gazete (3 ay)
Gördüğün gibi, bir gazete parçası 3 ayda doğaya karışırken, bir cam şişenin yok olması binlerce yıl sürüyor! Bu yüzden geri dönüşüm çok önemli.
Soru 2 (Matematik): Bir telefon kartının doğada yok olma süresi, bir plastik çakmağın yok olma süresinin kaç katıdır?
Harika bir matematik sorusu! Bu tür sorular, oranları ve katları anlamamıza yardımcı olur. “Kaç katıdır?” diye sorulduğunda aklımıza hemen bölme işlemi gelmeli.
Adım 1: Görselden gerekli verileri bulalım.
- Telefon Kartı’nın yok olma süresi: 1000 yıl
- Plastik Çakmak’ın yok olma süresi: 100 yıl
Adım 2: Telefon kartının süresinin, çakmağın süresinin kaç katı olduğunu bulmak için büyük sayıyı küçük sayıya böleceğiz. Yani 1000’i 100’e böleceğiz.
1000 ÷ 100 = 10
Sonuç:
Bir telefon kartının doğada yok olma süresi, bir plastik çakmağın yok olma süresinin tam 10 katıdır.
Soru 3 (Sosyal Bilgiler): “BİLGİ NOTU” bölümünde, erozyon ve çölleşme tehdidi altındaki 57,6 milyon hektar araziyi kurtarmak için yaklaşık 700 yıla ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Bu durumun toplumlar üzerindeki olası etkileri neler olabilir?
Bu soru, fen bilimleri ve matematiğin ötesine geçip olayın insan ve toplum boyutunu düşünmemizi istiyor. Çok güzel bir düşünme sorusu.
Adım 1: Öncelikle sorunun temelini anlayalım. Erozyon, verimli toprağın su ve rüzgar gibi etkilerle kaybolmasıdır. Çölleşme ise toprağın verimini tamamen yitirip çoraklaşmasıdır. Yani aslında tarım yapabileceğimiz, bitki yetiştirebileceğimiz toprakları kaybediyoruz.
Adım 2: Toprak kaybının toplum üzerindeki etkilerini düşünelim.
- Gıda Kıtlığı: Tarım arazileri azaldıkça yiyecek üretimi de azalır. Bu durum açlık ve kıtlık sorunlarına yol açabilir.
- Ekonomik Sorunlar: Tarım ve hayvancılıkla geçinen milyonlarca insan işsiz kalabilir. Ülkelerin ekonomisi zarar görür.
- Göçler: Yaşadıkları topraklarda geçimini sağlayamayan insanlar, verimli topraklara veya büyük şehirlere göç etmek zorunda kalabilir. Bu durum da şehirlerde nüfus yoğunluğu gibi başka sorunlara neden olur.
- Su Kaynaklarının Azalması: Toprak, suyu tutma özelliğine sahiptir. Toprak kaybolduğunda su kaynaklarımız da tehlikeye girer.
Sonuç:
Kısacası, toprağımızı koruyamazsak sadece bitkileri değil; geleceğimizi, ekonomimizi ve toplumsal huzurumuzu da tehlikeye atmış oluruz. Bu yüzden doğayı korumak, aslında kendimizi ve toplumumuzu korumaktır.
Soru 4 (Türkçe): Metinde altı çizili olan “bilinçsizce” kelimesi ne anlama gelmektedir? Bu kelimenin zıt anlamlısı ne olabilir?
Dilimizi doğru kullanmak ve kelimelerin anlamlarını bilmek çok önemlidir. Hadi bu kelimeyi inceleyelim.
Adım 1: “Bilinçsizce” kelimesinin kökü “bilinç”tir. Bilinç, bir şeyi anlama, farkında olma yeteneğidir. “-siz” eki ise yokluk, olumsuzluk anlamı katar. “-ce” eki ise zarf yapar, yani bir eylemin nasıl yapıldığını belirtir.
Adım 2: Bu ekleri birleştirdiğimizde “bilinçsizce” kelimesinin anlamı ortaya çıkar: “Ne yaptığının farkında olmadan, düşünmeden, sonuçlarını hesaba katmadan.” Metindeki “bilinçsizce kesilen ağaçlar” ifadesi de, ağaç kesmenin doğaya vereceği zararı düşünmeden bu eylemin yapıldığını anlatıyor.
Adım 3: Zıt anlamlısını bulalım. “Bilinçsizce” kelimesinin zıttı, bir işi farkında olarak, düşünerek ve sonuçlarını bilerek yapmaktır. Bu anlama gelen kelime ise “bilinçli bir şekilde” veya kısaca “bilinçlice”dir.
Sonuç:
Anlamı: Farkında olmadan, düşünmeden.
Zıt Anlamlısı: Bilinçli bir şekilde, bilinçlice.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorabilirsin