Projeyi tamamlamak için gece gündüz demeden özveriyle çalıştık.
Altı çizili sözcüğün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Her işin incelik gerektiren kısımları vardır. Yemek yapmak, resim çizmek, ders çalışmak, çay demlemek gibi birçok iş bu incelikler bilinerek daha kolay ve iyi yapılır. Dilimizde böyle durumlarda bir işin en ince, hassas ve önemli yeri anlamında “----” deyimi kullanılır. Kişi tek başına ne kadar çalışırsa çalışsın işin inceliklerini bir bilenden öğrenirse o işi daha çabuk ve kolay yapabilir. Hem ne demiş atalarımız: “----”
Bu metinde boş bırakılan yerlere düşüncenin akışına göre sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
(I) Orhan Veli Kanık, Türk edebiyatının en başarılı şairlerinden biridir. (II) Onun şiirleri, sade dili ve içten anlatımıyla herkesi derinden etkiler. (III) 1914’te İstanbul’da doğan şair, Garip Akımı’nın öncülerinden biridir. (IV) Şiir anlayışı, geleneksel kalıplardan uzaklaşarak günlük konuşma diline yaklaşmış ve sıcak bir dil oluşturmayı amaçlamıştır.
Bu metinde numaralanmış cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
(I) Toplumların kendine özgü sanat anlayışlarının en güzel ifade edildiği yerler, geleneksel sanatlar alanında üretilen eserlerdir. (II) Toplumların tarihsel süreçten gelen birikimlerini, ulaşmış oldukları sanat ve estetik anlayışını bu eserlerde görmek mümkündür. (III) Ebru sanatı, geleneksel sanatlarımızdan biridir ve Türk sanatçılar tarafından asırlardır sürdürülmektedir. (IV) Ebru, kullanım alanı olarak değişik uygulamalara imkân veren bir sanat dalıdır. (V) Her devirde farklı bakış açıları ile üzerinde düzenlemeler yapılabilen ve modern çalışmalar yapmak için uygun olan ebru; günümüzde kumaş, seramik, fayans, ahşap, cam ve duvar kâğıtlarına kadar geniş bir alanda kullanılmaktadır.
Bu metin iki paragrafa ayrılmak istendiğinde ikinci paragraf hangisiyle başlar?
Geçen sene ailemize bir taraftan küçük bir miras hissesi düştü. Çini bir soba ile dört boru, iki kanat perde, ayaklı bir gaz lambası, beş altı tencere, boş bir sandık. Yani davalı bir mirasta karşı tarafın gönderebileceği birtakım şeyler... Affedersiniz, birçok defalar yaptığım gibi yine unutuyordum: Bir de küçük bir keçe parçası. Âdet olunduğu üzere tüm bunları didik didik ettikten sonra halam: “Vallahi utansınlar, dedi. Bu keçe parçası da gönderilir mi kardeş?”
Bu metinde aşağıdaki hikâye unsurlarından hangisine yer verilmemiştir?
Türk dili; kültürümüz, düşünce dünyamız ve kimliğimizin tarih boyunca en temel taşlarından biri olmuştur.
Bu cümleden “Türk dili” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine kesinlikle ulaşılır?
Etimoloji; kelimelerin kökenini, hangi dillerden türediğini, zaman içinde nasıl değiştiğini inceleyen bilim dalıdır. Bir kelimenin ilk kullanımı, hangi kültürlerden etkilenerek günümüzdeki hâline geldiği ve anlamındaki dönüşümler etimolojinin konusuna girer. Söz gelimi “odun” ve “ocak” kelimeleri günümüzde sıklıkla kullanılan, hâlihazırda hepimizin anlamını kolaylıkla bilebileceği, birbirine akraba iki kelimedir ve her ikisi de “od” kökünden gelmektedir. “Od” eski dilde ateş demektir. “Odun” ateş yakmaya yarayan şey, “od-cak” ise ateş yakılan yer olarak kullanılmış ve zamanla “-d” sesi düşerek “ocak” hâlini almıştır. İşte bu gibi örnekler etimolojinin ilgi alanına girer. Böylece etimoloji dilin gelişimini anlamamıza yardımcı olur ve kelimeler arasındaki tarihsel bağlantıları keşfetmemizi sağlar.
Bu metinde aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Çığ, dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesidir. İnsanlara ve doğaya zarar veren bir doğal afettir. Çığın zararları önlem alındığı takdirde azaltılabilir. İşte tam da bunun için çalışan bir meslek grubu var: çığ tahmincileri. Adında “tahminci” sözcüğü geçmesi sizi yanıltmasın. Bu işle uğraşanlar hava durumu, kar fiziği ve coğrafya bilgilerini kullanarak tamamen bilimsel yöntemlerle çalışır.
Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
İnsan bazen yalnızca önüne bakarak yolunu bulamaz, bunun için ardında bıraktıklarını da tanıması gerekir. Çekmecede saklanan eski bir mektup ya da çocukluktan kalma bir defter, bugünü anlamlandıran sessiz ipuçları gibidir. Geçmişe dönüp bakmak, sanıldığı gibi insanı yavaşlatmaz aksine nereden geldiğini bilen biri adımlarını daha sağlam atar. Çünkü insan, hatırladıklarıyla güçlenir; yaşadıklarını sahiplenebildiği ölçüde kendini bütün hisseder. Bu yüzden manevi mirasımızla ilişki kurmak, bugünü zayıflatan değil geleceği taşıyan bir köprüdür.
Bu metinde asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
• 18 Mart 2022’de kullanıma açılan 1915 Çanakkale Köprüsü, dünyanın en uzun asma köprüsü olma özelliğine sahiptir. Çanakkale’nin Gelibolu ve Lâpseki ilçeleri arasındadır. Ülkemizin Asya ve Avrupa yakalarını birbirine bağlaması sebebiyle daha çok Avrupa’dan Ege’ye seyahat edenler tarafından tercih edilmektedir. Aynı zamanda 334 metrelik yüksekliğiyle dünyanın en yüksek kuleli asma köprüsü olma ünvanını taşır.
• Ülkemizin en önemli kültürel miraslarından Uzunköprü’nün yapımı 1443’te tamamlanmıştır. Dünyanın günümüze ulaşan en uzun taş köprüsüdür. Ergene Nehri üzerindeki köprünün 174 kemeri vardır. Kemerlerinde çeşitli bitki ve hayvan figürleri yer alan köprü, hâlâ kullanılmaktadır.
• Dünyanın en eski çarşılı köprülerinden biri olan Irgandı Köprüsü, 1442’de inşa edilmiştir. Bursa’nın iki ilçesini birbirine bağlayan tarihî köprü, üzerinde çeşitli el sanatı ürünlerinin sergilendiği dükkânlar ve sanat atölyeleri bulunması nedeniyle hâlen birçok kişi tarafından ziyaret edilmektedir.
Bu metinlerde sözü edilen köprülerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki grafiklerde bir ülkede 2024, 2023 ve 2022 yıllarında ölçülen en yüksek ve en düşük sıcaklıklar gösterilmektedir.
Buna göre
I. En yüksek sıcaklıklar 2023’te ölçülmüştür.
II. 2023 ve 2024’te tüm aylarda ölçülen en düşük sıcaklıklar 2022’den daha yüksektir.
III. 2024’te en yüksek sıcaklık haziran ayında, en düşük sıcaklık ocak ayında ölçülmüştür.

bilgilerinden hangileri doğrudur?
Bir serada kullanılan akıllı sulama sisteminin çalışma prensibine dair bilgiler şu şekildedir:
Sensör, toprağın nemini ölçerken tüm vana hatları kapalıdır ve yeşil yanar. Sulama, 1. bölgeden başlayarak sırayla yapılır. Sulama yapılırken sensör kapalı ve kırmızıdır. Sistemde aynı anda birden fazla vana açıksa sistem hata verir ve sensör sarı yanar. Sistem şemasında vanalar “X” sembolü ile kapalı, “—” sembolü ile açık konumu gösterir.
Buna göre aşağıdaki görsellerden hangisi sistemin çalışma prensibiyle çelişmektedir?
Eğer bu inceliğe, bu dengeye dikkat edersek ağıt olarak söylenmiş bir türküyü oyun havası gibi, oyun havası olarak söylenmiş bir türküyü de ağıt gibi çalıp okumak acayipliğinden kurtulabiliriz. Bir de türkülerin hakkını vererek okuyup yorumlamak ancak böyle mümkün olabilir diye düşünüyorum. Bu çok mu gereklidir? Evet, elbette gereklidir çünkü hiçbir gerçek türkü, öyle durup dururken laf olsun torba dolsun diye söylenmemiştir. Zaten türküler, bestelenmez; uydurulmaz, yakılır. Yanmadan yakmak ise mümkün değildir. Eğer önceden söylenmiş veya yazılmış bir şiir söz konusu ise bu kez “havalandırılır”. Yani bir türkünün niçin yakıldığını veya havalandırıldığını bilmeden o türküyü hak ettiği duygu, bilinç ve dikkat içinde yorumlamak pek mümkün olmaz.
Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?
(I) Küresel ısınma, atmosferdeki sera gazlarının artmasıyla dünya genelinde sıcaklıkların yükselmesine neden olmaktadır. (II) Sanayileşme ve fosil yakıt kullanımı, bu süreci hızlandıran en önemli faktörler arasında yer almaktadır. (III) Bunun yanı sıra ormansızlaşma da karbon dengesini bozarak küresel ısınmanın etkilerini artırmaktadır. (IV) Araştırmacılar doğa olaylarını anlamak için çeşitli teoriler ortaya atmaktadır. (V) Bilim insanları, küresel ısınmanın olumsuz etkilerini azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmenin gerekliliğini vurgulamaktadır.
Bu metindeki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Akşam çöktüğünde gökyüzü siyah bir örtüydü sanki. (II) Kuşlar yuvalarına çekilmiş, ay bulutların arkasına saklanmıştı. (III) Rüzgâr vadilerden geçen bir kurt gibi uluyordu. (IV) Küçük büyük herkes uykuya dalmak için hazırlıklarını yapmaya başlamıştı.
Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangilerinde aynı söz sanatı kullanılmıştır?
Şiir, Türk klasikleri, bilim kurgu, kişisel gelişim, dünya klasikleri, çocuk kitapları türlerinden A, B, C ve D yayınevlerinin bastığı kitap türleri aşağıda verilmiştir.
• Her yayınevi en fazla üç tür kitap basmaktadır.
• D yayınevi tek tür kitap basmaktadır.
• Kişisel gelişim kitaplarını üç yayınevi basmaktadır.
• Kitap türlerinden birini, sadece A ve D yayınevi basmaktadır.
• Çocuk kitaplarını sadece A, şiir kitaplarını sadece B, Türk klasiklerini sadece C yayınevi basmaktadır.
• Dünya klasikleri, sadece C yayınevinin bastığı üçüncü türdür.
Bu bilgilere göre D yayınevi hangi tür kitap basmaktadır?
I. Romanın son sayfasını okuyup kitaplığa kaldırdı.
II. Dışarı her çıktığında mutlaka bir tanıdığa denk geliniyor.
III. Birçok insanlar farkında olmadan doğaya zarar veriyor.
IV. Aldığı arabanın bakımını yaptırdı sonra da yüksek bir fiyata sattı.
Numaralanmış cümlelerin hangilerinde aynı tür anlatım bozukluğu vardır?
(I) Gökyüzünü kaplayan bulutlar gelen fırtınanın habercisiydi. (II) Deniz kenarında yürüyen Selim, rüzgârın serinliğini hissederken dalgalara bakmaktan kendini alamıyordu. (III) Aniden hızlanan rüzgârla yağmur da başlayınca sığınacak bir yer aradı. (IV) Koşarak yakındaki eski bir kitapçının saçağına sığındı, bir süre orada durup yağmurun dinmesini bekledi.
Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde “isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil” bir arada bulunmaktadır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesinde “Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.” ifadesi yer almaktadır. 22 Eylül 1983’te 2893 sayılı Kanun ile bayrak ölçütleri belirlenmiş ve bayrak son hâlini almıştır.
Bu metinde noktalama işaretleri ile ilgili aşağıdaki kurallardan hangisinin örneği yoktur?
Bu habere emoji ile tepki ver






0 Yorum