Türk İslam bilim insanları yaşadıkları dönemlerde sağlık, matematik, astronomi ve felsefe gibi bilimlerle çok yakından ilgilenmişlerdir. Aynı anda birçok bilimle ilgilenseler de en etkili çalışmaları yaptıkları bilim dalıyla tanınır hâle gelmişlerdir. Bu bilim insanları yaşadıkları dönemin teknolojik yetersizliğine rağmen bugün bile kabul gören birçok yeni bilgiyi kesfetmistir.
Aşağıda verilen Türk İslam bilim insanlarından hangisi özellikle “Astronomi” alanındaki çalışmaları ile tanınmaktadır?
Soru 3
Teknoloji ilerledikçe bir çok ülke kendi yapay uydusunu yapıp Dünya yörüngesine yerleştirmiştir. Il. Dünya Savaşı sonrası başlayan uzay araştırma yarışında ABD ve Rusya büyük rekabete girişmiş ve Dünya yörüngesine birçok uydu yerleştirmişlerdir. İlerleyen zamanlarda diğer ülkeler de bu yarışa dâhil olmuştur. 11 Ağustos 1994 tarihinde Türkiye, Türksat 1 B haberleşme uydusunu uzaya fırlatarak ilk uydusunu uzaya fırlatmış oldu. Türksat 1 B haberleşme uydusu 10 Ekim 1994 tarihinde yapılan testlerle hizmete girdi. Bu tarihten sonra ülkemiz uzaya farklı amaçlarla birçok uydu yollamıştır.
Aşağıdaki uydulardan hangisi Türkiye'nin Türksat 1 B ile aynı amaçla uzaya yolladığı uydulardan biridir?
Soru 4
İnsanoğlunun daha ilk çağlardan beri süregelen merakı, düşünen ve araştırmacı yapısı hemen hemen her konuda olduğu gibi uzayı da araştırma ve inceleme yapmasına neden olmuştur. Mısırlılar, Babilliler, Antik Yunanlılar, Mayalar ve Çinliler eski çağlarda gök biliminde ilerleyen uygarlıklardır. Astronomi bilimi tarihi için Türk-İslam ve Batılı gök bilimcileri arasında çok önemli bir konuma sahip olan Ali Kuşçu ve Copernicus'un çalışmalarından birer örneği yukarıda verilmiştir. İsimleri geçen bilim insanları dışında da birçok bilimin insanı yine astronomi dışında çok çeşitli çalışmalar yapmış ve insanoğluna fayda sağlamıştır.
Buna göre astronomi alanında çalışma yapan bilim insanları arasında aşağıdaki kişilerden hangisi yer almamaktadır?
Soru 5
Yukarıdaki metin dikkate alındığında uzay kirliliği ve önemi hakkında,
I. Uzay kirliliğinde en büyük pay ABD'ye aittir.
II. Kirliliği oluşturan nesneler, Dünya yörüngesinde hızlı bir şekilde hareket ettiğinden uzay çalışmalarında sorunlar çıkarabilir.
III. Her ülke yaptığı uzay araştırması sonucu oluşan kirlilikten uluslararası alandan hukuken sorumlu olursa kirliliğin önüne geçilebilir.