2. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Ata Yayıncılık Sayfa 34
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Ben sizin 2. Sınıf Hayat Bilgisi öğretmeninizim. Şimdi birlikte kitaptaki görselleri inceleyip soruları cevaplayacağız. Bu etkinlikler, hem kendimizi doğru ifade etmeyi hem de arkadaşlarımıza nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmemiz için harika bir fırsat. Hazırsanız, başlayalım!
Soru 1: İsteklerimizi, ihtiyaçlarımızı, duygu ve düşüncelerimizi açık ve anlaşılır bir dille ifade etmeliyiz. Aşağıdaki resimleri inceleyelim. Hangi öğrencinin davranışını doğru buluyorsunuz? Nedenini söyleyiniz.
Bu soruda iki farklı resim görüyoruz. İkisinde de karnı ağrıyan bir öğrenci öğretmeninden eve gitmek için izin istiyor. Ama isteklerini söyleme şekilleri birbirinden farklı. Hadi birlikte inceleyelim.
Çözüm:
Doğru olan davranış, sağdaki resimde yer alan kız öğrencinin davranışıdır.
Peki, neden onun davranışı doğru? Gelin adım adım bakalım:
- Adım 1: Sağdaki resimdeki öğrencimiz, konuşmadan önce parmağını kaldırarak öğretmeninden söz hakkı istiyor. Bu, sınıftaki kurallara uyduğunu ve öğretmenine saygı gösterdiğini belli eder.
- Adım 2: Konuşmaya başlarken “Öğretmenim” diye sesleniyor ve isteğini bir soru cümlesiyle, nezaket içinde dile getiriyor:
Öğretmenim, karnım çok ağrıyor. Eve gitmeme izin verir misiniz?
Bu şekilde izin istemek, hem çok kibar hem de çok doğru bir iletişim yöntemidir.
- Adım 3: Soldaki resimdeki öğrenci ise doğrudan “Karnım ağrıyor. Eve gitmek istiyorum.” diyor. Bu ifade biraz kaba ve emreder gibi duruyor. İsteklerimizi bu şekilde değil, rica ederek söylemeliyiz.
Sonuç: Unutmayalım çocuklar, birinden bir şey isterken nezaket kurallarına uymak çok önemlidir. “Lütfen”, “rica etsem”, “… misiniz?” gibi sihirli ifadeler kullanmak, karşımızdaki kişiyle iletişimimizi güzelleştirir.
Soru 2: Aşağıdaki resmi inceleyelim. Oyun grubundaki çocuklardan biri olsaydınız ne yapardınız?
Bu resimde parkta oyun oynayan arkadaşlarımızı görüyoruz. Yaren isimli arkadaşları onlara katılmak istiyor ve nazikçe soruyor. Ama gruptaki bir çocuk, çok kırıcı bir cevap veriyor.
Çözüm:
Eğer ben o oyun grubundaki çocuklardan biri olsaydım, kesinlikle Yaren’i dışlayan arkadaşımın davranışını onaylamazdım.
İşte yapacaklarım:
- Öncelikle, Yaren’e kaba davranan arkadaşıma yaptığının yanlış olduğunu söylerdim. Mesela, “Arkadaşımıza böyle söylemen hiç hoş değil. Onu dışlamamalıyız.” diyerek onu uyarabilirdim.
- Daha sonra Yaren’e döner ve onu oyuna davet ederdim. “Tabii ki bizimle oynayabilirsin Yaren, hadi gel! Ne kadar kalabalık olursak o kadar eğleniriz.” derdim.
- Oyunlar tek başına değil, arkadaşlarla birlikte güzeldir. Kimseyi oyunumuzdan dışlamamalı, tam tersine herkesi oyunumuza dahil etmeye çalışmalıyız. Buna kapsayıcı olmak denir ve çok güzel bir davranıştır.
Soru 3: Yaren’in yerinde siz olsaydınız ne yapardınız?
Bu gerçekten zor bir durum. Oyun oynamak için heyecanla gittiğimizde bir arkadaşımızın bizi bu şekilde reddetmesi kalbimizi kırabilir.
Çözüm:
Eğer Yaren’in yerinde ben olsaydım, şu adımları izlerdim:
Adım 1
Öncelikle sakin kalmaya çalışırdım. Bana kaba davranan arkadaşıma bağırmak yerine, hissettiklerimi sakin bir dille ifade ederdim. “Böyle söylediğin için çok üzüldüm. Ben sadece sizinle oynamak istemiştim.” diyerek ne kadar kırıldığımı belli ederdim.
Adım 2
Eğer kaba davranmaya devam ederlerse ve beni oyuna almak istemezlerse, onlarla tartışmaya girmezdim. Çünkü bu durumu daha da kötüleştirebilir. Bunun yerine, hemen oradan uzaklaşır ve bahçedeki nöbetçi öğretmenin yanına giderdim. Durumu öğretmenime anlatır ve ondan yardım isterdim.
Sonuç: Unutmayın, birisi size kötü davrandığında veya sizi dışladığında bu sizin suçunuz değildir. Böyle bir durumda kendinizi kötü hissetmeniz çok normal. Yapılacak en doğru şey, durumu güvendiğiniz bir büyüğünüze (öğretmeninize veya ailenize) anlatmaktır. Onlar size en doğru şekilde yardımcı olacaktır.