Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencim, şimdi birlikte bu güzel öyküyü tamamlayalım ve üzerinde biraz düşünelim. Unutma, bu tür etkinliklerde önemli olan doğru ya da yanlış cevap değil, kendini öyküdeki karakterin yerine koyup en doğru ve en güzel davranışı düşünmektir.
Soru: Aşağıdaki eksik bırakılan öyküyü tamamlayınız.
Annemle çarşıda alışveriş yaptık. Sonra eve dönmek için otobüse bindik. Otobüsün arka tarafında iki kişilik koltuklardan birine oturduk. Çok yorulmuştuk. Otobüs iyice dolmuştu. Ayakta yolculuk yapan çok yaşlı bir amca dikkatimi çekti. Yaşlı amca, bir eliyle bastonuna dayanıyor, diğer eliyle koltuğa tutunmaya çalışıyordu. Ayakta zor durduğu her hâlinden belliydi.
Harika bir başlangıç, değil mi? Şimdi bu öyküyü adım adım nasıl devam ettirebileceğimizi düşünelim.
Adım 1: Durumu Anlayalım
Öncelikle öyküdeki durumu iyice anlamalıyız. Sen ve annen yorgunsunuz ve bir yer bulup oturmuşsunuz. Ama otobüste ayakta durmakta güçlük çeken, bastonlu yaşlı bir amca var. Bu durumu fark etmen çok önemli. Bu, çevremize karşı ne kadar duyarlı olduğumuzu gösterir. Kendimizi o amcanın yerine koymaya empati kurmak diyoruz.
Adım 2: Ne Yapmalıyız?
Peki, böyle bir durumda ne yapmamız gerekir? Yorgun olsak bile, bizden daha çok ihtiyacı olan birine yardım etmek çok güzel bir davranıştır. Toplu taşıma araçlarında büyüklere, hamilelere, engellilere veya yardıma ihtiyacı olan kişilere yer vermek hem bir görgü kuralı hem de insani bir görevdir. Bu yüzden yapılacak en doğru şey, amcaya yerini vermektir.
Adım 3: Öyküyü Tamamlayalım
Şimdi bu güzel düşüncelerimizi öykünün devamına ekleyelim. Öykümüzü iyi bir davranışla ve güzel bir sonla bitirelim. İşte sana örnek bir tamamlama:
Annemle çarşıda alışveriş yaptık. Sonra eve dönmek için otobüse bindik. Otobüsün arka tarafında iki kişilik koltuklardan birine oturduk. Çok yorulmuştuk. Otobüs iyice dolmuştu. Ayakta yolculuk yapan çok yaşlı bir amca dikkatimi çekti. Yaşlı amca, bir eliyle bastonuna dayanıyor, diğer eliyle koltuğa tutunmaya çalışıyordu. Ayakta zor durduğu her hâlinden belliydi.
Hemen anneme dönüp sessizce, “Anneciğim, amca ayakta çok zorlanıyor. Kalkıp ona yerimizi verelim mi?” diye sordum. Annem bana sıcacık bir gülümsemeyle baktı ve “Elbette tatlım, çok iyi düşündün.” dedi.
Yavaşça yerimden kalktım ve amcanın yanına giderek, “Amca, buyurun lütfen siz oturun.” dedim. Yaşlı amca önce şaşırdı, sonra yüzünde mutlu bir ifade belirdi. “Ah, çok teşekkür ederim güzel evladım, çok naziksin.” diyerek yavaşça koltuğa oturdu.
Ben ayakta yolculuk yapmaya başladım ama hiç yorgun hissetmiyordum. Aksine, doğru bir şey yaptığım için içim sevinçle dolmuştu. Annemin de bana gururla baktığını fark ettim. O gün anladım ki, yaptığımız küçük bir iyilik hem başkalarını mutlu ediyor hem de bizim kalbimizi ısıtıyordu.