5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 20
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki “Konuya Başlarken” bölümündeki soruları çok beğendim. Bu sorular, bizleri düşünmeye ve çevremizdeki harikaları fark etmeye yöneltiyor. Haydi gelin, bu soruları birlikte adım adım cevaplayalım ve üzerinde düşünelim.
1. Bu kitap kendiliğinden yazılmış olabilir mi?
Hayır, tabii ki olamaz. Şöyle bir düşünelim: Bir kitabın içinde ne vardır? Harfler, kelimeler, cümleler, paragraflar ve bütün bunları bir araya getiren bir hikâye veya bilgi… Bütün bunların bir anlam oluşturacak şekilde bir araya gelmesi için mutlaka bir yazara ihtiyaç vardır. Yazar, ne yazacağını düşünür, planlar, en doğru kelimeleri seçer ve saatlerce emek vererek o kitabı oluşturur. Kâğıt ve mürekkep kendi kendine birleşip macera dolu bir roman veya bilgilendirici bir metin oluşturamaz. Her eserin bir ustası olduğu gibi, her kitabın da bir yazarı vardır.
2. Kitaba güzellik ve duygu katan ifadelerin kendiliğinden art arda gelmesi, harflerin tesadüfen birleşip anlamlı ve güzel cümlelere dönüşmesi mümkün olabilir mi?
Bu da kesinlikle mümkün değildir. Harfleri bir torbaya doldurup yere serptiğimizi hayal edelim. Bu harflerin tesadüfen yan yana gelerek anlamlı bir şiir veya sizi duygulandıran bir cümle oluşturma ihtimali var mıdır? Elbette yoktur. Cümlelere güzellik ve anlam katan şey, yazarın bilinci ve duygularıdır. Yazar, hangi kelimeyi nereye koyarsa cümlenin daha etkileyici olacağını bilir ve ona göre seçim yapar. Tesadüfler, anlamlı bir düzen ve güzellik oluşturamaz; aksine genellikle bir karmaşaya neden olur.
3. Sizce evrende gözlemlediğimiz sayısız güzellikler ve mükemmel denge kendiliğinden mi oluştu?
İşte en önemli soruya geldik! İlk iki soruda, basit bir kitabın bile kendi kendine, tesadüfen oluşamayacağını anladık. Peki, bir kitaptan kat kat daha karmaşık, daha büyük ve daha sanatlı olan bu kâinat, bu evren kendi kendine oluşmuş olabilir mi?
Gelin bu soruyu adımlar halinde düşünelim:
Adım 1: Çok beğendiğimiz bir kitabın veya bir resmin mutlaka bir yazarı, bir ressamı olduğunu kabul ettik. Yani bir sanat, sanatçısını gösterir.
Adım 2: Şimdi çevremize bakalım. Gökyüzündeki güneşin her sabah doğup akşam batması, gece yıldızların parlaması, mevsimlerin birbiri ardına gelmesi, küçücük bir tohumdan kocaman bir ağacın çıkması, rengârenk çiçekler, çeşit çeşit hayvanlar, kendi vücudumuzun kusursuz işleyişi… Bütün bunlar, bir kitaptaki cümlelerden çok daha muhteşem bir düzen ve sanattır.
Sonuç: Eğer basit bir kitap bile bir yazar olmadan oluşamıyorsa, içindeki sayısız güzellik ve mükemmel bir dengeye sahip olan bu koskoca evrenin de kendi kendine, tesadüfen oluşması mümkün değildir. Tıpkı bir kitabın yazarının olması gibi, bu kâinatın da bir Yaratıcısı vardır. Bu eşsiz düzeni ve dengeyi kuran, her şeyi birbiriyle uyumlu bir şekilde yaratan, sonsuz ilim ve güç sahibi olan Yüce Allah’tır (cc).