Merhaba sevgili çocuklar!
Ben 2. Sınıf Hayat Bilgisi öğretmeniniz. Şimdi bana gönderdiğiniz görseldeki metni ve soruları birlikte inceleyip cevaplayalım. Haydi başlayalım!
Önce metni bir hatırlayalım. Metinde Atatürk’ün yardımcısı, onun ne kadar çok kitap okuduğunu anlatıyordu. Hatta arkadaşı Vasıf Çınar, “Paşam, bu kadar yurt sorunu varken tarihle uğraşıp yorulma. 19 Mayıs’a kitap okuyarak mı çıktın?” diye takılıyor. Atatürk ise ona gülümseyerek çocukken ne kadar fakir olduğunu, eline geçen iki kuruştan birini mutlaka kitaba verdiğini söylüyor. Ve ekliyor: “Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.”
Şimdi bu güzel anıya göre sorularımızı cevaplayalım.
1. Mustafa Kemal Atatürk, Vasıf Çınar’a verdiği cevapla ne demek istemiştir?
Gelin bu sorunun cevabını adım adım düşünelim. Atatürk’ün cevabı çok derin ve önemli bir mesaj içeriyor.
-
Adım 1: Atatürk’ün cevabını hatırlayalım: “Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.” Bu sözler, onun için kitapların ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
-
Adım 2: Vasıf Çınar, sanki kitap okumak boş bir işmiş gibi konuşmuştu. Atatürk ise tam tersini söylüyor. O, kazandığı savaşları, kurduğu cumhuriyeti ve yaptığı bütün büyük işleri, çocukluğundan beri okuduğu kitaplara borçlu olduğunu anlatmak istiyor.
-
Adım 3: Yani Atatürk demek istiyor ki; bilgi en büyük güçtür. Bir ülkeyi kurtarmak gibi büyük işler, sadece cesaretle değil, aynı zamanda okuyarak, öğrenerek ve düşünerek kazanılan bilgi ve akılla başarılabilir. Kitaplar onun en büyük rehberi olmuştur.
Sonuç: Kısacası Atatürk, bugünkü başarılarının temelinde çocukluğundan beri hiç bırakmadığı okuma sevgisi ve kitaplardan edindiği bilgilerin yattığını söylemek istemiştir.
2. Mustafa Kemal Atatürk sınıf arkadaşınız olsaydı nasıl bir arkadaşlığınız olurdu?
Bu çok güzel bir hayal! Eğer Atatürk benim sınıf arkadaşım olsaydı, sanırım onunla arkadaşlığımız şöyle olurdu:
-
Adım 1: Metinden anladığımız kadarıyla Atatürk çok kitap okuyan biri. Bu yüzden onunla kesinlikle kütüphanede çok vakit geçirirdik. Belki de birbirimize okuduğumuz güzel kitapları anlatırdık. O, derslerinde çok çalışkan ve başarılı bir öğrenci olurdu.
-
Adım 2: Anlamadığım derslerde ondan yardım isterdim ve o da bana seve seve yardım ederdi. Çünkü o, bildiklerini paylaşmayı seven, yardımsever bir arkadaştı.
-
Adım 3: Aynı zamanda çok iyi bir lider olurdu. Sınıf başkanı seçilirdi ve oyunlar oynarken grupları o kurardı. Her zaman adil olur, herkesin oyuna katılmasını sağlardı. Onunla arkadaş olmak hem çok eğlenceli hem de çok öğretici olurdu.
Sonuç: Atatürk sınıf arkadaşım olsaydı; çalışkan, dürüst, yardımsever ve lider özellikleriyle bana her zaman örnek olan, harika bir dostum olurdu. Ondan çok şey öğrenirdim.