1. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları İhsan Yayıncılık Sayfa 113
Merhaba sevgili öğrencim! Ben 1. Sınıf Hayat Bilgisi öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki soruları senin için analiz ettim ve bir ortaokul öğrencisinin anlayacağı şekilde, adım adım açıklayacağım. Hadi gel, bu güzel konuyu birlikte inceleyelim.
Soru 1: Resimlerde belirtilen doğru ve yanlış davranışları nedenleriyle söyleyiniz.
Haydi resimleri teker teker inceleyelim ve hangi davranışın neden doğru veya yanlış olduğunu konuşalım.
-
1. Resim (Soldaki Çocuk):
Adım 1: Bu resimde, bir erkek çocuğun yemeğini çatalıyla düzgün bir şekilde yediğini görüyoruz. Üstü başı temiz ve yemeğine odaklanmış.
Adım 2: Bu bir DOĞRU DAVRANIŞTIR.
Açıklama: Çünkü yemeğini dökmeden, temiz bir şekilde ve sofra adabına uygun olarak yiyor. Bu, hem yemeğe hem de etrafımızdaki insanlara saygı gösterdiğimiz anlamına gelir. Tıpkı listedeki “Yemeğimizi temiz bir şekilde, üstümüze dökmeden yemeliyiz.” kuralı gibi. -
2. Resim (Ortadaki Çocuklar):
Adım 1: Bu resimde ise masada oturan iki çocuktan birinin, ağzında yemek varken konuştuğunu görüyoruz. Karşısındaki arkadaşı da bu durumdan pek hoşnut görünmüyor.
Adım 2: Bu bir YANLIŞ DAVRANIŞTIR.
Açıklama: Çünkü ağzımızda lokma varken konuşmak hem karşımızdaki kişiye saygısızlıktır hem de sağlık açısından tehlikeli olabilir, boğulma riski yaratır. Ayrıca estetik olarak da hoş bir görüntü değildir. Listemizdeki “Ağzımızda lokma varken konuşmamalıyız.” kuralını ihlal ediyor. -
3. Resim (Sağdaki Çocuk):
Adım 1: Bu resimde yemeğini bitirmiş bir kız çocuğu var ama yüz ifadesi hiç mutlu değil. Yemeği beğenmemiş gibi bir surat asıyor.
Adım 2: Bu bir YANLIŞ DAVRANIŞTIR.
Açıklama: Yemeği beğenmesek bile bu şekilde surat asmak, yemeği hazırlayan kişiye (annemiz, babamız ya da bir başkası) karşı bir saygısızlıktır. Onların emeğine karşı nankörlük etmiş oluruz. Listemizde de “Yemek ayrımı yapmamalıyız.” ve “Annemize ya da yemeği yapana ‘Eline sağlık.’ demeliyiz.” kuralları var. Bu davranış, bu kuralların tam tersini gösteriyor.
Soru 2: Sınıfımızda öğretmenimizle birlikte, yemekte görgü kuralları diye bir liste hazırladık ve panomuza astık. Listemizi siz de okuyunuz. Kurallara uyup uymadığınızı belirtiniz.
Bu soru, senin kendi davranışlarını gözden geçirmen için harika bir fırsat! Bu bir sınav değil, kendini daha iyi bir insan yapmak için bir alıştırma. Hadi listedeki kurallara bakalım ve sen de içinden “Ben bunu yapıyor muyum?” diye düşün.
YEMEKTE GÖRGÜ KURALLARI
- Yemeğe dua ile başlamalıyız.
- Yemekten önce ve sonra “Afiyet olsun.” demeliyiz.
- Yemeğimizi temiz bir şekilde, üstümüze dökmeden yemeliyiz.
- Ağzımızda lokma varken konuşmamalıyız.
- Ağzımızı peçeteyle silmeliyiz.
- Sofrada istediğimiz bir şey varsa “Lütfen verebilir misin?” demeliyiz.
- Ağzımızı şapırdatmadan yemeliyiz.
- Tabağımıza yiyebileceğimiz kadar yemek almalıyız.
- Yiyeceklerimizi ayakta ve dolaşarak yememeliyiz.
- Annemize ya da yemeği yapana “Eline sağlık.” demeliyiz.
- Yemek ayrımı yapmamalıyız.
Çözüm: Bu listeyi okuduktan sonra dürüstçe kendine bazı sorular sorabilirsin. Örneğin, “Acaba ben tabağıma yiyebileceğimden fazla yemek alıp israf ediyor muyum?” ya da “Yemekten sonra teşekkür ediyor muyum?”. Eksik olduğunu düşündüğün bir kural varsa, onu düzeltmek için çabalayabilirsin. Unutma, önemli olan mükemmel olmak değil, daha iyi olmak için gayret etmektir.
Soru 3: Yemeğe başlamadan dua etmek, yemek yerken görgü kurallarına uygun davranmak ve israf etmemek neden önemlidir? Açıklayınız.
Bu çok derin ve anlamlı bir soru. Hadi bunu üç adımda ele alalım.
Adım 1: Yemeğe başlamadan dua etmek neden önemlidir?
Dua etmek, sadece dini bir ritüel değildir; aynı zamanda bir şükran ve farkındalık eylemidir. Önümüzdeki yemeğin soframıza gelene kadar ne kadar çok emek harcandığını (çiftçinin, taşıyanın, pişirenin emeği) düşünmemizi sağlar. Bu nimetler için teşekkür etmek, sahip olduklarımızın değerini bilmemize yardımcı olur. Bu, manevi bir doyum sağlar.
Adım 2: Yemek yerken görgü kurallarına uygun davranmak neden önemlidir?
Görgü kuralları, aslında başkalarına duyduğumuz saygının bir göstergesidir. Ağzı şapırdatmamak, ağızda lokma varken konuşmamak gibi kurallar, masayı paylaştığımız insanları rahatsız etmemek içindir. Sofralar, sadece karın doyurduğumuz yerler değil, aynı zamanda ailemizle ve arkadaşlarımızla sohbet ettiğimiz, günümüzü paylaştığımız sosyal alanlardır. Bu kurallara uymak, o ortamı herkes için daha keyifli ve huzurlu hale getirir.
Adım 3: İsraf etmemek neden önemlidir?
İsraf etmemek, hem vicdani hem de ekonomik bir sorumluluktur.
- Vicdani Sorumluluk: Dünyada milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken, bizim yiyebileceğimizden fazlasını tabağımıza alıp çöpe atmamız büyük bir haksızlıktır. Bu, hem o yemeğe harcanan emeğe hem de ihtiyacı olan insanlara karşı bir saygısızlıktır.
- Ekonomik ve Ekolojik Sorumluluk: Çöpe atılan her yemek, ailemizin bütçesine ve ülke ekonomisine bir zarardır. Ayrıca, üretilen ama tüketilmeyen gıdalar, boşuna harcanan su, enerji ve toprak demektir. Yani israf, aynı zamanda doğaya da zarar verir.
Kısacası, bu üç davranış da bizi daha düşünceli, saygılı ve sorumluluk sahibi bireyler yapar.