Büyük Rus yazar Turgenyev, soğuk bir akşamüstü evine doğru yola çıkmış. Yolda bir dilenci kendisinden para istemiş. Bütün ceplerini kurcalayan
Turgenyev, ne yazık ki hiç para bulamamış. Bunun üzerine kendisine uzatılan soğuk elleri kendi elleriyle ısıtarak:
— Kusura bakma kardeşim, sana verecek bir şeyim yok, demiş.
Dilenci cevap vermiş:
— Verdiniz ya efendim. Bana “kardeşim” dediniz.
Bu metinde asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Kışları soğuk ve beyazın, yazları da sıcak ve nemli günlerin ayrı güzellikleri var. Mevsimler geçer, günler su gibi akar ama hiçbiri birbirinin aynısı ya da tekrarı değildir. Kış soğuğunun ortasında yazı, yazın bunaltıcı sıcağında kışı özlemek yerine her mevsimi kendi güzelliğiyle kabul etmek gerekir.
Bu metinde asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Çocuklar küçük yaşlardayken her türlü bilgiyle ve beceriyle şekil vermeye elverişlidirler. Yıllar geçip büyümeye başladıklarında eğitilmeleri de zorlaşır. Olgun bir birey kolay eğitilmez. Çünkü öğrenme, bu yaşlarda hem zordur hem de bellekte kalma olasılığı azdır. Bir başka deyişle öğrenilenler çabuk unutulur. Yeni bir davranışın öğretilmesi ancak çocukluk çağında başlar. Çünkü çocuklar bilgiyi, beceriyi, davranışı kısa sürede zihinlerinde kalıcı hâle getirebilirler.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir önlem alınmazsa dilimiz iyice yozlaşacak ve elli yıl sonra gelen kuşak bile bugün yazdıklarımızı anlayamayacak. İnsanlar, kendi öz dilini yok ediyor ama bu durumun farkında bile değil. Kendi dilimiz dururken yabancı sözcükleri kullanmak benliğimiz açısından tehlikelidir. Geçenlerde yemekte elimdeki su bardağı yere düştü. Arkadaşımın dediği şey şuydu: “Relax ol, problem yok.” Bu “relax ol” da neyin nesiydi, dilimizde karşılığı yok muydu?
Bu metnin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?
Çok acıkmış olan tilki, gizlice bir bağa girmiş; çok yüksek bir asmadan sarkan, olgunlaşmış üzüm salkımları aklını çelmiş. Bu lezzetli ve tatlı salkımlardan birkaç tane yiyebilmek için var gücüyle sıçramış, zıplamış ama hiçbir salkıma erişememiş. Sonunda yenilgiyi kabul etmek zorunda kalmış, vazgeçerek kendi kendine mırıldanmış: “Ne fark eder ki? Bu üzümlerin hepsi koruk zaten, ekşidir bunlar.”
Bu metinin ana fikri aşağıdaki atasözlerinden hangisidir?
Aşağıdaki dörtlüklerden hangisinin ana duygusu diğerlerinden farklıdır?
Elimdeki romanın son zamanlarda okuduğum en iyi romanlardan biri olduğunu itiraf etmeliyim. Yazar, kolay olandan ayrılmayı seçmiş; kendisinden önce yazılan romanlardan çok farklı bir eser ortaya koymuş. Geleneksel kalıpların dışına çıkmış. Beni etkileyen de sanırım bu kimseye benzemeyişiydi. Yeninin böyle bir huyu vardır. Daha önce hiç karşılaşmadığımızdan etkisinden bir süre çıkamayız.
Bu parçanın ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?
Ebeveynler, kız ve erkek çocuklar arasında çok k_Uçük yaşlardan başlayarak devam eden farklılıklar gözlemlediklerini dile getirmişlerdir. Kız çocukları genelde zamanlarının büyük bölümünü oyuncak bebeklerle oynayarak geçirirken erkek çocukların oyuncak arabalara ilgi gösterdiği görülmüştür. Aynı zamanda kız çocukları empati kurmada daha başarılıyken erkek çocukların daha kişisel davrandığı gözlemlenmiştir.
Bu metnin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?
Sanayinin ve teknolojinin hızla gelişmesi birtakım sorunları da beraberinde getirmiştir. Çevre kirliliğine neden olan en önemli etkenlerden biri, sanayi kuruluşlarından zehirli karbon gazlarının havaya salınmasıdır. Atmosferde biriken bu gazlar insanlar için büyük tehlike oluşturur. Aslında çevre kirliliğine neden olan en önemli şey, insanların bilinçsiz davranmasıdır. Doğal nedenlerle çevre kolay kolay kirlenmez. En ufak bir çevre kirliliğinde bile insanoğlunun bilinçsizliğinin payı vardır. Dolayısıyla insanlar kendi bilinçsizliklerinin kurbanı olmaktadır.
Bu metinde asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
İncinin olma hikayesini bilir misiniz? Ya da kelebeğin? İnci değersiz bir parçadır aslında ama yıllar geçtikçe daha özel ve güzel olur... Ya kelebek? Güzel gözle bakılmayan bir tırtıl iken zaman geçtikçe mükemmel kanatlarıyla kelebeğe dönüşüverir. Fakat insanoğlu, karşısındaki varlığı onda bıraktığı ilk izlenime bakarak yargılamayı çok sever. İlk görüşte beğenmemişse ömrü boyunca ona sırtını çevirir. Hâlbuki genelde ön yargı ile yaklaşılıp sevilmeyen her şey ileride oldukça kıymet kazanır. Bu hep böyledir.
Bu metinde asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
Sanatçının belirli kalıpların dışına çıkmadığı takdirde başarılı olması beklenemez. Kendini sürekli tekrar eden, eserlerinde kendi kuralları dışında kural bulundurmayan sanatçı; başlarda her ne kadar popülerliği yakalasa da ilerleyen zamanlarda kalıcılığını kaybeder. Kendinden yıllar sonra dahi popülerliğini yitirmeyen sanatçılara bakıldığında eserlerinde alışılmışın dışında kurallar, sasirtmacalar ve merak unsurları son derece yer kaplamaktadır.
Bu metnin ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Yaşlı bir çift geçimlerini sağlamak için yaptıkları tereyağlarını her gün bakkala götürüp satmaktadır. Bakkal ise onların tereyağlarını hiç tartmaya gerek duymadan satışa çıkarmaktadır. Bir gün bakkalın aklına tereyağlarını tartmak gelir ve 1 kilo gelmesi gereken tereyağı 900 gram gelir. Bakkal öfkeden deliye döner. Ertesi gün yaşlı adam tekrardan elinde tereyağı ile bakkala gelir. Bakkal: “Bir daha seninle alışveriş yapmayacağım, hile yaptın, tereyağların 900 gram geldi.” der. Yaşlı adam utanır ve ezilip büzülerek “Bizim terazimiz yok fakat sizden aldığımız 1 kiloluk şekeri ağırlık olarak kullanıyoruz.” diye yanıtlar. Bakkal utancından kızarır ve hemen mahcup bir şekilde özür diler.
Bu metinde anlatılmak isteneni en iyi ifade eden atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
2006 yılında İtalya'da oynanan futbol karşılaşmasında bir futbolcu elini kullanarak gol atmış ve hakem, bu kural ihlalini fark etmeyip golü vermiştir. Daha sonra golü atan futbolcu hakemle konuşup gol öncesinde kural ihlali yaptığını söyleyerek haksız golün iptalini sağlamıştır. Yaptığı bu centilmence hareketten sonra hem kendi takımının taraftarı hem de rakip takımın taraftarı futbolcuyu ayakta alkışlamıştır.
Bu metinde asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Gerçek tarihi yazan ile edebi roman yazan yazarlar, benzer işi yapıyor gibi zannedilse de aslında tıpkı fotoğrafçı ve ressam gibi birbirinden farklıdır. İkisi de yazar olarak kabul edilir ancak pek de ortak yanları yoktur. Fotoğrafçı nasıl sadece gördüğünü çekiyorsa tarihçi de sadece gördüklerini ve edindiği bilgileri olduğu gibi aktarır. Resim yapan bir ressam zihninde belirenleri tuvaline nasıl resmediyorsa roman yazarı da içinde beliren düşünceleri kâğıda öyle aktarır.
Bu metnin ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde,
Sen neredesin ey sevgili, yaz günleri nerede?
Dağlar ağarırken konuşurduk tepelerde,
Sen nerede, o fecrin ağaran dağları nerede?
Bu şiirin ana duygusu aşağıdakilerden hangisidir?
Obezite, içinde bulunduğumuz çağın en büyük düşmanı. Hem ülkemizde hem de dünyada korkutucu bir şekilde artış gösteriyor. Çağımızın en büyük hastalıklarının başında gelen obeziteye yakalanmamak için de birtakım önlemler almak şart. Günde 7.500 ila 10.000 arası adım atmak, gün içinde asansör yerine merdiveni tercih etmek, hazır yiyecekleri tüketmemek ve vücut ağırlığımızın gerektirdiği miktarda su içmek alınacak önlemlerin başında geliyor.
Bu metnin ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Testi Değerlendir