2. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Beşgen Yayıncılık Sayfa 47
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle birlikte çok önemli bir konuyu, yani duygularımızı ve düşüncelerimizi arkadaşlarımızı kırmadan, nazik bir şekilde nasıl ifade edebileceğimizi öğreneceğiz. Aşağıdaki resimlerdeki durumlara bir göz atalım ve bu cümleleri nasıl daha güzel bir şekilde söyleyebileceğimizi birlikte bulalım.
Soru 1: “Çok kilolusun, bankta bana yer kalmadı!”
Sevgili öğrencim, bu resimde bir arkadaşımız diğerine oturacak yer kalmadığı için sitem ediyor. Ama bunu söylerken arkadaşının kalbini kırabilecek bir ifade kullanıyor. Unutma, arkadaşlarımızın dış görünüşü hakkında yorum yapmak doğru değildir. Önemli olan ihtiyacımızı güzel bir dille söylemektir.
Adım 1: Önce durumu anlamalıyız. Sorun, arkadaşımızın kilosu değil, bizim oturacak yeterli yerimizin olmaması.
Adım 2: Sonra, bunu nasıl nazikçe isteyebileceğimizi düşünmeliyiz. “Lütfen” veya “rica etsem” gibi sihirli kelimeleri kullanabiliriz.
Çözüm:
Bu cümlenin yerine şöyle diyebiliriz:
“Affedersin, oturmak için biraz daha yere ihtiyacım var. Rica etsem biraz kayabilir misin?”
Soru 2: “Hep yanlış oynuyorsun. Çok beceriksizsin!”
Oyun oynarken hepimiz hata yapabiliriz, bu çok doğal. Önemli olan birlikte eğlenmektir. Bir arkadaşımıza “beceriksizsin” demek onun motivasyonunu düşürür ve onu üzer. Bunun yerine ona destek olmalı ve cesaret vermeliyiz.
Adım 1: Arkadaşımızın hata yaptığını görüyoruz ama amacımız onu kırmak değil, daha iyi oynamasını sağlamak.
Adım 2: Onu suçlamak yerine, bir sonraki denemesinde daha iyi olacağına inandığımızı gösteren bir cümle kurmalıyız.
Çözüm:
Bu kırıcı cümle yerine kullanabileceğimiz daha güzel bir ifade:
“Üzülme, olur böyle hatalar. Bir dahaki sefere başaracağına eminim, haydi devam edelim!”
Soru 3: “Şimdi ben de seni düşüreyim de gör gününü!”
Bu resimde bir arkadaşımız, başka bir arkadaşı düştüğü için çok sinirlenmiş ve karşılık vermek istiyor. Ama şiddet ve kötülük hiçbir zaman çözüm değildir. Kötü bir davranışa aynı şekilde karşılık vermek, sorunu daha da büyütür. Yapmamız gereken, yanlışı düzeltmeye çalışmaktır.
Adım 1: Öfkemizi kontrol etmeliyiz. Şiddetle karşılık vermenin yanlış olduğunu bilmeliyiz.
Adım 2: Yanlış davranan arkadaşımızı sakince uyarmalı ve düşen arkadaşımızdan özür dilemesini istemeliyiz.
Çözüm:
Tehdit etmek yerine şöyle konuşmalıyız:
“Arkadaşımı iterek düşürmen hiç doğru bir davranış değil. Lütfen ondan özür dile.”
Soru 4: “Kalemimi izinsiz aldı. Kızarım tabii ki!”
Birinin eşyamızı bizden izin almadan kullanması bizi elbette kızdırabilir. Bu çok doğal bir duygu. Ancak durumu bir büyüğümüze, örneğin öğretmenimize anlatırken bağırıp çağırmak yerine sakince durumu açıklamalıyız.
Adım 1: Sakin kalıp durumu öğretmenimize anlatmaya karar vermeliyiz.
Adım 2: Arkadaşımızı şikâyet eder gibi değil, olan biteni olduğu gibi, saygılı bir dille anlatmalıyız.
Çözüm:
Öğretmenimize durumu şu şekilde ifade edebiliriz:
“Öğretmenim, arkadaşım kalemimi izin istemeden almış. Eşyalarımızı kullanmadan önce birbirimizden izin almamız gerektiğini ona hatırlatabilir misiniz?”