2. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Beşgen Yayıncılık Sayfa 177
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben 2. Sınıf Hayat Bilgisi öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki soruları senin için inceledim ve bir öğrencinin kolayca anlayabileceği şekilde adım adım çözeceğim. Haydi başlayalım!
Soru 1: Yukarıdaki resimleri inceleyiniz. Gördüklerinizi birbiriyle ilişkilendirerek anlatınız.
Harika bir soru! Bu resimler aslında bize bir hikâye anlatıyor. Gel birlikte bu hikâyeyi adım adım çözelim.
Adım 1: Konuşma Balonunu Anlayalım
Önce resimdeki arkadaşımızın ne anlattığına bakalım. Arkadaşımız ailesinin ve akrabalarının geçimlerini nasıl sağladığını anlatıyor:
- Amcası ve yengesi: Tarlada sebze ve meyve yetiştiriyorlarmış. Yani çiftçilik yapıyorlar.
- Yengesi: Yetiştirdikleri ürünlerden salça, turşu ve reçel gibi yiyecekler hazırlıyormuş.
- Dayısı: Arıcılık yapıyormuş, yani bal üretiyormuş.
- Annesi ve babası: Kendi dükkânlarında çalışıyorlarmış. Yani ticaret yapıyorlar. Hatta amcasının ve dayısının ürettiği ürünleri de bu dükkânda satıyorlarmış.
Adım 2: Resimleri Konuşma Balonuyla Eşleştirelim
Şimdi resimlere tek tek bakalım ve kimin ne yaptığını bulalım:
- Birinci Resim (Sol Üst): Bir amca ve teyze tarlada domates topluyor. Bu resim, arkadaşımızın anlattığı “Amcam ve yengem sebze ve meyve yetiştirirler.” cümlesini gösteriyor.
- İkinci Resim (Sağ Üst): Bir teyze, büyük bir tencerede bir şeyler karıştırıyor. Masada da kavanozlar var. Muhtemelen topladıkları domateslerden salça yapıyor. Bu da “Yengem, yetiştirdikleri ürünlerden salça, turşu, reçel hazırlar.” cümlesini anlatıyor.
- Üçüncü Resim (Sol Alt): Özel bir kıyafet giymiş bir adam arı kovanlarıyla ilgileniyor. Bu kişi bir arıcı. Bu resim de bize “Dayım arıcılık yapar.” cümlesini gösteriyor.
- Dördüncü Resim (Sağ Alt): Bir anne ve çocuk, dükkânlarındaki raflara kavanozları diziyor. Bu kavanozlar muhtemelen yengenin yaptığı salçalar veya dayının ürettiği ballar. Bu da ailenin “kendi dükkânımızda çalışırlar” ve bu ürünleri sattıklarını anlatan bölümü gösteriyor.
Sonuç:
Gördüğün gibi, resimlerin hepsi birbiriyle bağlantılı. Bu resimler bize bir ürünün tarladan soframıza nasıl geldiğini anlatıyor. Önce üretim yapılıyor (çiftçilik, arıcılık), sonra bu ürünler işlenerek yiyeceğe dönüştürülüyor (salça, reçel yapımı) ve en sonunda dükkânda satılarak insanlara ulaşıyor (ticaret). Buna üretimden tüketime yolculuk diyoruz.
Soru 2: Aileniz ve akrabalarınız arasında tarım faaliyetleri yapanlar var mı? Varsa hangi ürünlerin veya hayvanların yetiştiriciliğini yaparlar? Araştırınız.
Bu çok güzel bir araştırma ödevi! Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok, çünkü her ailenin hikâyesi farklıdır. Bu soruyu cevaplamak için küçük bir dedektif gibi iz sürebilirsin.
Adım 1: Aileni Düşün
İlk olarak en yakınlarını düşün. Annen, baban, deden, ninen… Köyde yaşayan akrabaların var mı? Varsa orada ne yapıyorlar? Belki bir bahçeleri vardır ve orada domates, biber, salatalık yetiştiriyorlardır. Ya da belki tavuk, inek gibi hayvanları vardır.
Adım 2: Büyüklerine Sor
En iyi bilgiyi her zaman büyüklerimizden alırız. Annene, babana veya dedene şu soruları sorabilirsin:
“Bizim ailemizde veya akrabalarımız arasında çiftçilik yapan var mı?”
“Köydeki dedemler tarlaya ne ekerler?”
“Teyzemlerin bahçesinde hangi meyve ağaçları var?”
“Hiç hayvancılıkla uğraşan bir akrabamız oldu mu?”
Adım 3: Cevapları Birleştir
Aldığın cevapları birleştirerek bu sorunun cevabını oluşturabilirsin. Örneğin, şöyle cevaplar verebilirsin:
- “Evet, benim dedem köyde yaşıyor ve buğday tarlaları var. Her yaz buğdayları hasat ederler.”
- “Dayımlar seracılık yapıyor. Seralarında domates ve salatalık yetiştirip satıyorlar.”
- “Bizim ailemizde tarımla uğraşan yok ama anneannemin bahçesinde çok güzel zeytin ağaçları var. Her sonbahar onlardan zeytin toplarız.”
- “Hayır, benim ailemde tarım faaliyeti yapan kimse yok. Babam öğretmen, annem ise hemşire.”
Sonuç:
Bu araştırmayı yaparak hem aileni ve akrabalarının ne işler yaptığını daha iyi öğrenmiş olursun hem de yediğimiz yiyeceklerin soframıza gelene kadar ne kadar çok emekle üretildiğini fark edersin. Başarılar dilerim!